Aristoteles, MÖ 4. yüzyılda yazdığı Nikomakhos’a Etik’te her erdemin iki kusurun ortasında durduğunu savunur: Biri eksiklikten, öteki aşırılıktan doğar. Cesaret korkaklık ile pervasızlığın, cömertlik de cimrilik ile savurganlığın ortasındadır.

Nikomakhos’a Etik, II. Kitap

Felsefe

Kartın devamı

Aristoteles’in kullandığı Yunanca sözcük mesotes, yani “orta”dır. Ama bu, aritmetikteki gibi tam yarı yol değil, “bize göre orta”dır: Bir antrenör her sporcuya aynı miktarda yemek vermez; usta bir güreşçiye yeten miktar, yeni başlayan biri için fazladır. Doğru tepki duruma göre değişir; erdem, doğru zamanda, doğru kişilere karşı, doğru nedenle ve doğru biçimde hissedip davranmaktır. Orta her zaman tam merkezde de değildir: Cesaret, korkaklıktan çok pervasızlığa yakındır. Hırsızlık ya da cinayet gibi bazı eylemlerin ise ortası yoktur. Benzer düşünceler başka geleneklerde de karşımıza çıkar: Konfüçyüs geleneğinin klasiklerinden Zhongyong (“Orta Yol”) dengeyi över. Türkçede de aynı fikri anlatan bir atasözü vardır: “Her şeyin azı karar, çoğu zarar.”

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Felsefe

İlgili kaynak: Altın orta (felsefe)
Sıradaki kartHomeros’a atfedilen İlyada ve Odysseia, sözlü şiir geleneğinin içinden doğdu. Ozanlar Truva Savaşı’nın öykülerini kuşaklar boyu ezberden söyledi; destanlar ancak Yunanlar alfabeyi benimsedikten sonra, en erken MÖ 8. yüzyılda yazıya geçirildi.Devam et →