Kartın devamı
Terimi 1947’de bilimkurgu için daha geniş bir ad olarak Robert A. Heinlein yaygınlaştırdı; sonraki yazarlar fantastik edebiyatı ve “ya öyle olsaydı?” diye soran her öyküyü de bu çatının altına aldı. Mary Shelley’nin Frankenstein’ı (1818) çoğu zaman türün ilk modern örneği sayılır. Ursula K. Le Guin, Karanlığın Sol Eli’nde (1969) insanların sabit bir cinsiyeti olmadığı bir gezegen kurar ve sabit cinsiyet rolleri olmayan bir toplumun nasıl işleyeceğini sorar. Octavia Butler’ın Kindred’ı (1979), 1970’lerin Kaliforniya’sında yaşayan Siyahi bir kadını Maryland’deki bir köle plantasyonuna geri gönderir; Parable of the Sower (1993) ise iklim krizinin sarstığı, dağılmakta olan 2020’ler Amerika’sında genç bir kadını izler. Bu kitapların hepsinde asıl söz, hayali dünyanın kurallarıyla söylenir.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Spekülatif edebiyat
İlgili kaynak: Spekülatif kurgu
