Georges Seurat ve Paul Signac gibi noktacı ressamlar, 1880’lerde Fransa’da resimlerini yan yana konmuş küçük, saf renk noktalarıyla kurdu. Renkler palette değil, izleyicinin gözünde karışacaktı.

D’Eugène Delacroix au néo-impressionnisme, 1899

SanatBilim

Kartın devamı

Bu üsluba, eleştirmen Félix Fénéon’un 1886’da koyduğu adla Yeni Empresyonizm ya da divizyonizm de denir. Kimyager Michel-Eugène Chevreul’ün, yan yana duran renklerin birbirini nasıl farklı gösterdiğini inceleyen 1839 tarihli çalışmasından beslenir. Seurat en bilinen tablosu Grande Jatte Adası’nda Bir Pazar Öğleden Sonrası (1884-86) üzerinde iki yıla yakın çalıştı ve onu özenle yerleştirilmiş sayısız küçük fırça dokunuşuyla kurdu. Signac, grubun fikirlerini 1899’da yayımladığı Eugène Delacroix’dan Yeni Empresyonizme adlı kitabında anlattı. Gerçek görme, “boyayı göz karıştırır” sloganından daha karmaşıktır: Noktalar çoğu zaman düzgün bir karışım yerine bir ışıltı gibi algılanır; Seurat’nın etkisi de kompozisyona ve kontrasta bağlıydı.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Pointillism

İlgili kaynak: Noktacılık
Sıradaki kartEdvard Munch’ın Çığlık’ı tek bir tablo değildir: Norveçli ressam, kan kırmızısı bir gökyüzünün altındaki aynı figürü 1893’te ve 1910’da iki kez boyayla, iki kez de pastelle yaptı; bir de taş baskısını hazırladı.Devam et →