Challenger uzay mekiği 1986’da patladığında, psikologlar Ulric Neisser ve Nicole Harsch ertesi sabah öğrencilerden haberi nasıl duyduklarını yazmalarını istedi. Yıllar sonra birçok canlı anı bu notlarla uyuşmuyordu: bir öğrenci haberi oda arkadaşıyla televizyonda gördüğünden emindi, oysa notunda derste duyduğunu yazmıştı.

Ulric Neisser & Nicole Harsch, 1992

ZihinBilim

Kartın devamı

Psikologlar Roger Brown ve James Kulik, 1977’de sarsıcı haberler karşısında oluşan canlı ve güvenle hatırlanan anılara “flaş bellek” adını verdi ve bu anıların alışılmadık ölçüde doğru olduğunu öne sürdü. Neisser ve Harsch bu iddiayı sınadı. Felaketten iki yılı aşkın süre sonra aynı öğrencilere haberi nasıl duyduklarını yeniden sordular. Birçok anlatımda nerede oldukları ya da haberi kimden duydukları gibi temel ayrıntılar değişmişti; yaklaşık dörtte biri ana noktaların hepsinde yanılıyordu. Yine de öğrencilerin çoğu anılarından emindi. Bazıları kendi el yazılarıyla tuttukları notları görünce bile sonraki anlatıma inanmayı sürdürdü. 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra yapılan çalışmalar da aynı tabloyu gösterdi: Anıya duyulan güven yüksek kalıyor, doğruluk ise azalıyor.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Ulric Neisser & Nicole Harsch, 1992

İlgili kaynak: Flashbulb memory
Sıradaki kart1973’teki bir deneyde, resim yapmayı zaten seven anaokulu çocukları üç gruba ayrıldı: resim yaparlarsa ödül alacaklarını bilenler, aynı ödülü sonradan sürpriz olarak alanlar ve hiç ödül almayanlar. Daha sonra serbest zamanlarında, ödül bekleyen çocuklar öteki iki gruptakilerden daha az resim yapmayı seçti.Devam et →