2026’daki küçük bir çalışmada 28 yetişkin, kendi kalp atışını fark etmeyi öğreten sekiz seanslık bir eğitim aldı. Eğitimden sonra kalp atışlarını daha iyi algıladılar ve günlük kaygılarının azaldığını bildirdiler. Sonuçlar, eğitim almayan 26 kişilik bir grupla karşılaştırıldı.

Chatrin Suksasilp et al., Biological Psychology (2026)

ZihinSağlık

Kartın devamı

Bilim insanları, beynin bedenin içinde olup biteni algılamasına interosepsiyon, yani iç duyu diyor: kalp atışı, nefes, açlık gibi sinyaller. Bazı araştırmacılara göre kaygı, hızlanan bir kalp atışı gibi sıradan bedensel değişimlerin yanlış yorumlanmasıyla beslenebilir; bu sinyalleri daha doğru okumayı öğrenmek bu yüzden işe yarayabilir. Chatrin Suksasilp ve ekibinin Biological Psychology dergisinde yayımlanan çalışması, algıya ilişkin istatistiksel bir model de kullandı. Modele göre eğitimden sonra katılımcıların beyni kalpten gelen sinyallere daha fazla ağırlık veriyordu. Karşılaştırma grubu hiç eğitim almadığı için sonucun bir kısmı beklentiden ya da ek ilgiden kaynaklanmış olabilir. Bu kadar küçük bir çalışma, eğitimin kaygıyı tedavi ettiğini tek başına göstermez.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Chatrin Suksasilp et al., Biological Psychology (2026)

Sıradaki kartHollandalı hekim Christiaan Eijkman, 1890 dolaylarında Hollanda Doğu Hint Adaları’nda (bugünkü Endonezya) ilginç bir şey fark etti: Parlatılmış beyaz pirinçle beslenen tavuklar, beriberiye benzeyen bir sinir hastalığına yakalanıyordu. Kepekli pirince geri dönülünce tavuklar iyileşti.Devam et →