A man who lies to himself and believes his own lies becomes unable to recognise truth. He ends up losing respect for himself and for others. When he has no respect for anyone, he can no longer love. He yields to his impulses, indulges in the lowest forms of pleasure, and behaves in the end like an animal. And it all comes from lying, to others and to yourself.
Fyodor Dostoevsky, The Brothers Karamazov
The story behind the card
Father Zosima says this in Book Two of The Brothers Karamazov (1879–80), Dostoevsky's last novel. Zosima is a starets, an elder and spiritual guide in a Russian Orthodox monastery. The Karamazovs have come to his cell to settle a quarrel over an inheritance, and the father keeps playing the buffoon. Then he kneels and asks what he must do to gain eternal life. Zosima tells him to give up drink and loose talk, and above all not to lie to himself. The card shortens a modern translation of his answer.
Türkçe oku
Kendine yalan söyleyen ve kendi yalanlarına inanan insan, gerçeği ayırt edemez olur. Sonunda hem kendine hem başkalarına saygısını yitirir. Kimseye saygısı kalmayınca artık sevemez de. Dürtülerine teslim olur, en bayağı zevklere dalar ve en sonunda bir hayvan gibi davranır. Bütün bunlar da başkalarına ve kendine yalan söylemekten gelir.Fyodor Dostoyevski, Karamazov Kardeşler
Dostoyevski'nin son romanı Karamazov Kardeşler'in (1879-1880) ikinci kitabında bu sözleri Peder Zosima söyler. Zosima, Rusların “starets” dediği türden yaşlı bir keşiştir; Ortodoks manastırında insanlara yol gösterir. Karamazovlar, aralarındaki miras kavgasında hakemlik etsin diye onun hücresine gelmiştir; baba ise durmadan soytarılık eder. Sonra diz çöküp sonsuz hayata kavuşmak için ne yapması gerektiğini sorar. Zosima ona içkiye ve boş lafa kapılmamasını, her şeyden önce de kendine yalan söylememesini öğütler. Karttaki metin, bu cevabın kısaltılmış bir aktarımıdır.


