Memento mori is Latin for “remember that you must die”. For centuries the phrase has reminded people that their time is limited: Stoic philosophers turned it into a regular practice, and painters filled their pictures with skulls, hourglasses and burnt-down candles to make the same point.
Latin saying
The story behind the card
The idea is older than the Latin phrase. The Stoic philosopher Seneca filled his letters with advice to reflect on death. Epictetus told his students that when they kissed a child or a friend they should remember that person was mortal, just as, he said, someone stood behind a Roman general during his triumph to remind him that he too was mortal. From the Middle Ages the theme ran through European art and tomb sculpture, from the Dance of Death, which showed skeletons leading people of every rank, to the Dutch vanitas still lifes of the 1600s, where skulls, wilting flowers and soap bubbles sit among fine objects. Psychologists have tested whether thinking about death makes life feel more precious: in a 2011 study, people who vividly imagined their own death for a few minutes afterwards reported more gratitude than a comparison group.
Türkçe oku
Memento mori, Latincede “öleceğini hatırla” demektir. Bu söz yüzyıllardır ömrün sınırlı olduğunu unutmamak için kullanılır: Stoacı filozoflar onu düzenli bir düşünme alıştırmasına dönüştürdü, ressamlar da aynı düşünceyi kafatasları, kum saatleri ve dibine kadar yanmış mumlarla resimlerine taşıdı.Latince söz
Fikir, Latince sözden daha eskidir. Stoacı filozof Seneca'nın mektupları ölüm üzerine düşünme öğütleriyle doludur. Epiktetos da öğrencilerine, çocuklarını ya da dostlarını öperken onların ölümlü olduğunu hatırlamalarını söyler. Ona göre bu, zafer alayında Romalı komutanın arkasında durup ona da ölümlü olduğunu hatırlatan kişinin yaptığı işe benzer. Orta Çağ'dan itibaren bu tema Avrupa sanatına ve mezar heykellerine yayıldı: Her sınıftan insanı iskeletlerin önüne katıp götürdüğü Ölüm Dansı resimlerinden, kafataslarının, solan çiçeklerin ve sabun köpüklerinin değerli eşyalar arasında durduğu 1600'lerin Hollanda vanitas natürmortlarına kadar. Psikologlar, ölümü düşünmenin hayatı daha değerli hissettirip hissettirmediğini de sınadı: 2011'de yayımlanan bir çalışmada, birkaç dakika boyunca kendi ölümünü canlı biçimde hayal eden katılımcılar, karşılaştırma grubuna göre daha çok şükran duyduklarını bildirdi.


