
Baltic amber is tree resin that hardened over tens of millions of years. It was carried from the shores of the Baltic Sea to southern Europe along a web of trade routes known as the Amber Road, reaching Mycenaean Greece and, later, Roman workshops at Aquileia.
Amber Road
The story behind the card
Amber began as resin in ancient forests and hardened underground; it is light, feels warm to the touch, and sometimes holds insects trapped millions of years ago. Storms still wash pieces up on Baltic beaches. There was never one paved road: amber moved along rivers and overland tracks, passing from hand to hand. Archaeologists can tell Baltic amber from other kinds by its chemistry, notably its succinic acid, and so trace beads found far to the south back to the Baltic. The Roman writer Pliny the Elder tells of a knight sent north under Emperor Nero who came back with so much amber that it decorated an entire gladiator show in Rome.
Türkçe oku
Baltık kehribarı, on milyonlarca yılda taşlaşmış ağaç reçinesidir. Baltık Denizi kıyılarından Güney Avrupa'ya, Kehribar Yolu denen bir ticaret yolları ağıyla taşındı; önce Miken uygarlığına, daha sonra da Aquileia'daki Roma atölyelerine ulaştı.
Kehribar, çok eski ormanlardaki ağaçların reçinesi olarak başladı ve toprağın altında sertleşti. Hafiftir, dokununca sıcak gelir, bazen milyonlarca yıl önce içine hapsolmuş böcekleri saklar. Fırtınalardan sonra Baltık kıyılarında bugün de kehribar parçaları bulunur. Tek bir döşeli yol hiçbir zaman olmadı; kehribar nehirler ve kara yolları boyunca elden ele geçerek ilerledi. Arkeologlar Baltık kehribarını başka kehribarlardan kimyasal yapısıyla, özellikle içerdiği süksinik asitle ayırt eder; böylece çok güneyde bulunan boncukların Baltık'tan geldiğini gösterebilirler. Romalı yazar Yaşlı Plinius, İmparator Neron döneminde kuzeye gönderilen bir şövalyenin öyle çok kehribarla döndüğünü anlatır ki Roma'daki koca bir gladyatör gösterisi bununla süslenmiştir.

