İngilizcedeki “clue” (ipucu), ip yumağı anlamına gelen eski “clew” sözcüğünden gelir. “Yol gösteren iz” anlamını ise bir Yunan mitinden almıştır: Ariadne, Theseus labirentten çıkış yolunu bulsun diye ona bir ip yumağı verir.

Merriam-Webster

DilEdebiyat

Kartın devamı

Mite göre Girit Kralı Minos, yarı insan yarı boğa bir canavar olan Minotor’u, usta zanaatkâr Daidalos’un yaptığı bir labirentte tutuyordu. Atina prensi Theseus canavarı öldürmeye geldi. Minos’un kızı Ariadne ona bir ip yumağı verdi. Theseus ipin ucunu girişe bağladı, ilerledikçe yumağı çözdü, dönüşte de ipi izleyerek dışarı çıktı. İngiliz yazarlar zamanla her türlü karmaşadan ya da bilmeceden çıkış yolunu gösteren şeye “clew” demeye başladı; 1620’lere gelindiğinde sözcük, yol gösteren her şeyi anlatıyordu. “Clue” yazımı 15. yüzyılda ortaya çıkmıştı. Denizcilik İngilizcesinde eski yazım hâlâ yaşar: Yelkenin alt köşesine “clew” denir. Türkçe de aynı hikâyeyi tek bir sözcükte saklar: İpucu, kelimesi kelimesine “ipin ucu” demektir.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Merriam-Webster

İlgili kaynak: Ariadne
Sıradaki kartİngilizcedeki “salary” (maaş), Latincede “tuz” demek olan sal’dan türemiş salarium sözcüğünden gelir. Roma askerlerine maaşlarının tuzla ödendiği hikâyesi çok yaygındır, ama bunu destekleyen sağlam bir kanıt yok: Askerler düzenli ücretlerini madenî parayla alırdı.Devam et →