Mark Rothko, sınırları yumuşakça dağılan renk kütleleriyle dolu dev tuvaller boyadı, ama bu resimlerin renkle değil, trajedi ve coşku gibi duygularla ilgili olduğunu söylerdi. Tablolarının karşısında ağlayan izleyicileri, duygunun onlara ulaştığının kanıtı sayardı.

Selden Rodman, Conversations with Artists, 1957

Sanat

Kartın devamı

Rothko (1903–1970), bugün Letonya sınırları içinde kalan Daugavpils’te doğdu, çocukken ailesiyle ABD’ye göç etti. Onu tanınır kılan resimleri 1949 dolaylarında yapmaya başladı: Renkli bir zeminin üzerinde yüzer gibi duran, ışıldayan büyük dikdörtgenler. Bu üsluba çoğu zaman renk alanı resmi denir. Yazar Selden Rodman’la 1956’da yaptığı ve Rodman’ın Conversations with Artists (Sanatçılarla Söyleşiler) kitabında yayımlanan konuşmada, yalnızca temel insani duyguları anlatmakla ilgilendiğini söyledi. Tablolarının önünde ağlayanların, kendisinin o resimleri yaparken yaşadığı dinsel deneyimin aynısını yaşadığını da ekledi. Tuvallerini izleyici kendini resmin içinde hissetsin diye büyük tutuyor, resimlere 45 cm kadar yakından bakılmasını öneriyor, loş bir ışık istiyordu. Son büyük işi Houston’daki Rothko Şapeli oldu: Her inançtan insana açık, sessiz bir mekân için yaptığı 14 koyu tuval. Şapel, ölümünden bir yıl sonra, 1971’de açıldı.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Sanat tarihi

İlgili kaynak: Mark Rothko
Sıradaki kartKübizm, Pablo Picasso ile Georges Braque’ın 1907 dolaylarında Paris’te geliştirdiği bir resim akımıdır. Bir insanı ya da nesneyi, Rönesans’tan beri alışıldığı gibi tek bir açıdan değil, düz ve köşeli parçalara bölerek aynı anda birkaç açıdan gösterir.Devam et →