Agatha Christie, 3 Aralık 1926 gecesi Berkshire’daki evinden çıktı ve ortadan kayboldu. Arabası Surrey’de terk edilmiş olarak bulununca bütün ülkede arama başladı. On bir gün sonra Yorkshire’daki kaplıca kasabası Harrogate’te, başka bir adla kaldığı bir otelde bulundu.

Edebiyat tarihi

Edebiyat

Kartın devamı

Christie o sırada 36 yaşındaydı ve aynı yıl yayımlanan Roger Ackroyd Cinayeti ile tanınıyordu. Annesi nisanda ölmüştü; kocası Archie de ağustosta ona Nancy Neele adında başka bir kadına âşık olduğunu söylemiş, 3 Aralık’taki sert bir tartışmada boşanmak istemişti. Aramaya birkaç yüz, bazı anlatımlara göre binden fazla polis ve binlerce gönüllü katıldı. Sherlock Holmes’un yazarı Arthur Conan Doyle, Christie’nin bir eldivenini bir medyuma bile götürdü. Christie, Harrogate’teki Swan Hydropathic Hotel’e Cape Town’dan gelen Teresa Neele adıyla kaydolmuştu. İki doktor hafızasını yitirdiğini açıkladı. Otobiyografisinde bu olaydan hiç söz etmez; biyografi yazarları da hâlâ anlaşamıyor. Kimine göre dissosiyatif füg denen durumu yaşıyordu: Ağır stresin tetiklediği bu nadir bellek kaybında insan kim olduğunu bile unutabilir. Kimine göre ise her şeyi kocasını küçük düşürmek için kendisi planlamıştı.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Edebiyat tarihi

İlgili kaynak: Agatha Christie
Sıradaki kartKoku, beynin duygu ve hafıza bölgelerine doğrudan ulaşan tek duyudur: Öbür duyuların sinyalleri önce beynin aktarma istasyonu olan talamustan geçer, kokununkiler geçmez. Tek bir kokunun bir yeri ya da bir dönemi bu kadar canlı geri getirmesinin nedenlerinden biri bu olabilir.Devam et →