Kimyager Harry Coover’ın ekibi 1942’de silah nişangâhları için şeffaf bir plastik ararken her şeye yapışan bir madde üretti ve onu işe yaramaz diye bir kenara koydu. Coover 1951’de aynı maddeyle yeniden karşılaşınca bunun anında yapışan bir tutkal olduğunu anladı: bugün Japon yapıştırıcısı dediğimiz şey.

İcatlar tarihi

TeknolojiSağlık

Kartın devamı

Bu madde bir siyanoakrilattı: En ufak nemle, hatta ciltteki ya da havadaki suyla karşılaşınca saniyeler içinde sertleşen bir sıvı. Coover 1951’de Tennessee’deki Eastman Kodak laboratuvarında, jet uçaklarının kokpit camları için ısıya dayanıklı plastikleri deneyen bir ekibin başındaydı. Ekipteki bir kimyager pahalı bir laboratuvar aletinin parçalarını bu maddeyle birbirine yapıştırıp aleti kullanılmaz hâle getirince Coover, ısı ya da baskı gerektirmeyen bir yapıştırıcı bulduklarını fark etti. Kodak onu 1958’de Eastman 910 adıyla satışa çıkardı. Vietnam Savaşı’nda sıhhiyeciler, yaralı askerlerin kanamasını hastaneye ulaşana kadar yavaşlatmak için siyanoakrilat spreyi kullandı. Benzer yapıştırıcılarla bugün de kesikler ve ameliyat yaraları kapatılıyor.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: İcatlar tarihi

İlgili kaynak: Japon yapıştırıcısı
Sıradaki kartBilinen en eski yapay tatlandırıcı olan sakarin, 1879’da bir rastlantı sonucu bulundu. Kimyager Constantin Fahlberg ellerini yıkamadan akşam yemeğine oturmuş ve ekmeğinin tatlı geldiğini fark etmişti; tadın izini sürünce kömür katranı üzerine yaptığı çalışmadaki bir bileşiğe ulaştı.Devam et →