Avustralyalı hekim Barry Marshall 1984’te Helicobacter pylori bakterisi dolu bir kültürü içti ve birkaç gün içinde gastrite, yani mide zarının iltihaplanmasına yakalandı. Marshall ile patolog Robin Warren, mide ülserlerinin çoğunun ardında stresin değil bu bakterinin olduğunu savunuyordu.

Nobel Prize

SağlıkBilim

Kartın devamı

O yıllarda hekimlerin çoğu ülserin stresten, baharatlı yemeklerden ve fazla mide asidinden kaynaklandığına, asitli midede hiçbir bakterinin yaşayamayacağına inanıyordu. Perth’te çalışan Warren, 1979’dan beri iltihaplı mide dokusunda sarmal biçimli bakteriler görüyordu; Marshall ona katıldı ve bu bakterileri laboratuvarda üretmeyi başardı. Hayvanlarda hastalık oluşturamayınca Marshall bakteriyi kendisi içti; alınan doku örneği bakterinin mideye yerleştiğini doğruladı. Sonraki klinik araştırmalar, mide ya da onikiparmak bağırsağında açılan yaralar olan peptik ülserlerin çoğunun ardında H. pylori bulunduğunu ve antibiyotiklerin ülseri kalıcı olarak iyileştirdiğini, asit azaltan ilaçların ise yalnızca geçici bir iyileşme sağladığını gösterdi. Marshall ve Warren 2005 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü paylaştı.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Nobel Prize

İlgili kaynak: Barry Marshall
Sıradaki kartAlman bilim insanı Alfred Wegener 1912’de kıtaların bir zamanlar birleşik olduğunu ve yavaşça birbirinden uzaklaştığını öne sürdü. Okyanusların iki yakasındaki benzer fosillere, kayalara ve kıyıların birbirine oturmasına dikkat çekti; ama kıtaları neyin hareket ettirdiğini açıklayamadığından fikri onlarca yıl tartışıldı.Devam et →