Filozof Gottfried Leibniz’e göre sonsuz iyi olan Tanrı, içinde acı bulunsa bile mümkün dünyaların en iyisini yaratmış olmalıydı. Voltaire’in Candide’i (1759) bu iyimserliği savaşla, depremle ve yıkımla sınar; öğretmen Pangloss ise başlarına ne gelirse gelsin her şeyin iyilik için olduğunu söyleyip durur. Hiciv, bu tesellinin acı çekenlere ne kazandırdığını sorar.

Gottfried Leibniz / Voltaire

Din ve İnançFelsefeEdebiyat

Kartın devamı

Leibniz bu görüşü 1710’da yayımlanan Teodise’de ortaya koydu. Kendi türettiği bu sözcük, kötülük karşısında Tanrı’nın adaletini savunmak anlamına gelir. Ona göre her şeyi bilen ve sonsuz iyi olan Tanrı, bütün olası dünyaları karşılaştırmış ve içinde biraz acı bulunsa da en iyisini yaratmıştı. 1755’te on binlerce kişinin ölümüne yol açan Lizbon depreminden sonra Voltaire bu düşünceye önce bir şiirle, ardından Candide ile saldırdı. Her felaketten sonra Leibniz’in iyimserliğini tekrarlayan öğretmen Pangloss, İngilizceye “Panglossian” sözcüğünü kazandırdı: Kanıtlar ne derse desin her şeyin yolunda olduğunda ısrar eden kişi.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Gottfried Leibniz / Voltaire

İlgili kaynak: Candide
Sıradaki kartFilozof Judith Butler, Cinsiyet Belası’nda (1990) toplumsal cinsiyet kimliğinin, toplumun beklentileri içinde tekrarlanan davranışlarla şekillendiğini savunur. Bu davranışlar hazır bir iç kimliği dışa vurmakla kalmaz, öyle bir kimlik varmış izlenimini de yaratır. Butler buna “performatiflik” der; bu, kostüm seçmek ya da istediğin rolü oynamak demek değildir.Devam et →