Yaşam nasıl değişir?

Evrim

Canlıların kuşaklar boyunca değişimine, ortak atalarına ve doğal seçilime dair bilgiler.

Bu konudaki kartlarSayfa 2Ek açıklama ve kaynaklar

İlgili konular

Başka hangi konulara bakabilirsiniz?

Bu başlıktaki kartlar aşağıda. İsterseniz ilgili konulardan biriyle devam edin.

AzimOkuma seçeneği
DinginlikOkuma seçeneği
MerakOkuma seçeneği
MerakEvrim

Küçük bir nehir balığı olan Meksika tetrası mağaralara birkaç kez yerleşti. Her mağarada balıkların gözleri küçüldü ya da tamamen kayboldu, renkleri de uçtu; biyologlar böylece aynı deneyin doğada kendiliğinden tekrarlandığı örnekler buldu.

Kuzeydoğu Meksika’da, San Luis Potosí ile Tamaulipas’ın güneyindeki kireçtaşı bölgesinde yaklaşık 30 mağara topluluğu bilinir; gözlü akrabaları ise hâlâ yakındaki nehirlerde yaşar. Genetik çalışmalar, mağaralara en az beş ayrı kez girildiğini ve mağara biçimlerinin yeni olduğunu, 20 bin yıldan genç olduğunu düşündürüyor. İki ayrı mağaranın balıkları çiftleştirildiğinde yavruların bir kısmı görebiliyor; bu da gözlerin kısmen farklı genler yoluyla kaybolduğunu gösteriyor. Mağara hayatı başka değişiklikler de getirdi: başın her yanına yayılmış tat tomurcukları, balığın iki yanı boyunca uzanan basınç algılayıcıları dizisi olan yanal çizginin çok duyarlı hâle gelmesi ve normalin dört katı kadar enerjiyi yağ olarak depolayan bir beden. Bu yağ, uzun açlık dönemlerini atlatmalarını sağlar.

MerakEvrim

Ekmeklik buğdayda altı kromozom takımı bulunur: üç ayrı yabani atadan ikişer takım. İkiden fazla tam kromozom takımı taşıyan canlılara poliploit denir; bitkilerde bu durum oldukça yaygındır.

İnsan da dahil hayvanların çoğunda, biri anneden biri babadan gelen iki kromozom takımı bulunur. Buğday fazladan takımlarını iki adımda kazandı. Tarımdan çok önce iki yabani ot, Triticum urartu ile Aegilops speltoides’in bir akrabası, doğada melezleşti ve dört takımlı yabani gernik buğdayı ortaya çıktı. Yakın Doğu’da tarım başladıktan sonra, ekilen gernik buğdayı üçüncü bir yabani otla, Aegilops tauschii ile melezleşti; iki takım daha eklendi ve ekmeklik buğday doğdu. DNA’sı incelenerek belirlenen en eski ekmeklik buğday, Türkiye’deki Çatalhöyük’ten çıktı ve MÖ 6400-6200 yıllarına tarihleniyor. Fazladan gen kopyaları yeni işler üstlenebilir; poliploit bitkilerin çoğu zaman iri ve dayanıklı olmasının bir nedeni budur. Patates, pamuk, Arabica kahvesi ve bahçe çileği de poliploittir.

MerakArkeoloji

1990’larda Almanya’da bir kömür madeninde bulunan Schöningen mızrakları, bilinen en eski av silahları arasındadır: fırlatılmak için biçimlendirilip dengelenmiş ahşap mızraklar. Bir zamanlar 400 bin yıllık sanılan mızrakların gerçek yaşı hâlâ tartışılıyor.

Arkeolog Hartmut Thieme’nin yönettiği ekip, 1994-1999 yılları arasında Aşağı Saksonya’daki Schöningen’de, açık ocak bir linyit madeninde on ahşap silah buldu. Göl kıyısındaki suya doymuş çamur, ahşabın çürümesini önlemişti. Mızrakların çoğu ladin gövdesinden, biri de çamdan yontulmuştu; bazılarında gövdenin en kalın yeri, günümüzün cirit mızraklarında olduğu gibi ön üçte birliktedir. Sporcular kopyalarını fırlattığında 15-20 metre ötedeki hedeflere ulaştılar. Mızraklar, soyu tükenmiş bir yaban atı türünün kemikleri arasında bulundu; kemiklerin çoğunda kasaplık izleri var. Yaşları her yeni tarihleme yöntemiyle değişti: önce 380-400 bin, sonra 300-337 bin yıl dendi. 2025’teki bir çalışma ise yaklaşık 200 bin yıl önerdi; bu doğruysa mızrakları büyük olasılıkla Neandertaller yaptı.