
The story behind the card
Gönül goes back to Old Turkic köŋül, which already meant heart, mind and inner feeling. Its reach shows in everyday Turkish: gönül almak means to soothe someone's hurt feelings, gönül kırmak to hurt them, and gönülden to do something wholeheartedly. A volunteer is a gönüllü, literally 'one with gönül', someone who acts from the heart rather than from duty. A well-known saying, gönül ferman dinlemez, means 'the heart obeys no decree': feelings do not take orders. When Turkish poems and songs are translated, gönül is usually rendered simply as 'heart', and much of its meaning is lost on the way.
Türkçe oku
Gönül, başka dillere çoğu zaman “kalp” diye çevrilir; oysa sevgiyi, arzuyu, hatırı ve bir işi içten isteyerek yapmayı da anlatır.
Gönül, Eski Türkçedeki köŋül sözcüğüne dayanır; bu sözcük daha o zaman yürek, akıl ve iç duygu anlamlarını taşıyordu. Gündelik dilde ne kadar geniş bir alanı kapladığı hemen görülür: gönül almak birinin kırgınlığını gidermek, gönül kırmak birini incitmek, gönülden yapmak da bir işi içtenlikle yapmaktır. Bir işi zorunluluktan değil, istediği için yapan kişiye gönüllü deriz. “Gönül ferman dinlemez” sözü de duyguların emir dinlemediğini anlatır. Türkçe şiirler ve şarkılar başka dillere çevrilirken gönül çoğu zaman yalnızca “kalp” diye aktarılır; anlamının önemli bir kısmı da yolda kaybolur.