Awe, the feeling we get before something vast such as a mountain range or a starry sky, often makes people feel briefly smaller and, in some studies, more humble and more helpful.
Ikigai Daily
The story behind the card
In 2003 the psychologists Dacher Keltner and Jonathan Haidt described awe as having two parts: a sense of vastness, and a need to rethink how we see the world in order to take it in. Later studies measured the 'small self' feeling it brings. In a 2015 experiment led by Paul Piff, students who spent one minute looking up into a grove of very tall eucalyptus trees then picked up more pens for a stranger who had dropped them than students who had looked up at a tall building. Other work has linked people who often feel awe with lower levels of a marker of inflammation in the blood. The effects are usually modest, and results vary between studies and cultures.
Türkçe oku
Huşu, sıradağlar ya da yıldızlı bir gökyüzü gibi çok büyük bir şeyin karşısında duyulan, hayranlıkla karışık saygıdır. İnsana kısa bir süre kendini küçük hissettirir; bazı araştırmalarda insanları daha alçakgönüllü ve yardımsever yaptığı görülmüştür.
Psikologlar Dacher Keltner ve Jonathan Haidt 2003'te huşunun iki bileşeni olduğunu öne sürdü: bir enginlik duygusu ve karşılaşılan şeyi kavrayabilmek için dünyaya bakışı yeniden düzenleme ihtiyacı. Sonraki araştırmalar, huşunun getirdiği “küçülen benlik” hissini ölçtü. Paul Piff'in yönettiği 2015 tarihli bir deneyde, çok uzun okaliptüs ağaçlarına bir dakika boyunca bakan öğrenciler, yüksek bir binaya bakan öğrencilere göre, kalemlerini düşüren bir yabancıya daha çok kalem topladı. Başka çalışmalar, sık huşu duyan insanlarda kandaki bir iltihap göstergesinin daha düşük olduğunu buldu. Bu etkiler genellikle küçüktür; sonuçlar araştırmadan araştırmaya ve kültürden kültüre değişir.

