Herman Melville’in Moby Dick’i 1851’de yayımlandığında eleştirmenlerden hem övgü hem yergi aldı ve az sattı; yazarın ünü de ömrünün son yıllarında söndü. Roman, ancak Melville’in ölümünden onlarca yıl sonra, 1920’lerde yeniden keşfedilince büyük Amerikan romanlarından biri sayılır oldu.
Edebiyat tarihi
Kartın devamı
Roman, Kaptan Ahab’ın beyaz balinayı kovalamasını anlatır; ama hikâyeyi balinaların biyolojisine, felsefeye ve gemicilerin gündelik işine ayrılmış uzun bölümlerle sık sık böler. Bu karışım pek çok eleştirmeni şaşırttı ya da sıktı, birkaçı ise kitabın iddiasını övdü. Melville hayattayken roman ancak birkaç bin sattı. Yazar yirmi yıla yakın New York’ta gümrük müfettişi olarak çalıştı ve 1891’de, romancı olarak büyük ölçüde unutulmuş hâlde öldü. 1920’lerde başlayan ve Raymond Weaver’ın 1921’de yayımladığı biyografinin hız verdiği “Melville Revival” (Melville’in yeniden keşfi), Moby Dick’i yeni okurlarla buluşturdu; eleştirmenler de kitabın uzun sapmalarını kusur olarak değil, eserin genişliğinin bir parçası olarak görmeye başladı.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Edebiyat tarihi
İlgili kaynak: Moby Dick
