Subrahmanyan Chandrasekhar 19 yaşındayken, Güneş gibi bir yıldız ölünce geride kalan yoğun çekirdeğin, yani beyaz cücenin, Güneş kütlesinin yaklaşık 1,4 katından ağır olamayacağını hesapladı. Bugün onun adıyla anılan bu sınırın üzerinde yıldız, kendi kütle çekimine karşı ayakta kalamaz.

Subrahmanyan Chandrasekhar

BiyografiUzayBilim

Kartın devamı

Chandrasekhar bu hesabı 1930’da, Cambridge’de okumak için Hindistan’dan İngiltere’ye giden gemide, kuantum mekaniğini Einstein’ın özel görelilik kuramıyla birleştirerek yaptı. Beyaz cüceyi ayakta tutan şey elektron yozlaşma basıncıdır: birbirine çok sıkıştırılan elektronlar daha fazla yaklaşmaya direnir; bu tamamen kuantum mekaniğine özgü bir etkidir. Chandrasekhar bu direncin bir üst sınırı olduğunu gösterdi. Sonucu 1935’te sunduğunda dönemin etkili astronomu Arthur Eddington herkesin önünde onunla alay etti; matematiği doğru olduğu hâlde meslektaşlarının çoğu yıllarca Eddington’dan yana durdu. Bu sınır bugün süpernovaları ve nötron yıldızlarını anlamanın temel taşlarından biridir. Chandrasekhar, yıldızların yapısı ve evrimi üzerine çalışmalarıyla 1983 Nobel Fizik Ödülü’nü paylaştı.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Subrahmanyan Chandrasekhar

İlgili kaynak: Chandrasekhar limiti
Sıradaki kartMısırlı şarkıcı Ümmü Gülsüm, “Doğu’nun Yıldızı” lakabıyla 20. yüzyıl Arap dünyasının en çok sevilen seslerinden biri oldu. Klasik Arap şiirini uzun doğaçlamalarla söylediği aylık radyo konserleri, bütün bölgede milyonları radyo başına toplardı.Devam et →