Kervansaraylar, Orta Doğu’dan Anadolu’ya ve Orta Asya’ya uzanan ticaret yolları boyunca yapılmış, sağlam duvarlı hanlardı. Tek ve güçlü bir kapının ardında tüccarları odalar, depolar, ahırlar ve su beklerdi; aralarında yaklaşık bir günlük yol olduğu için kervanlar her konağı önceden hesaplayabilirdi.

Caravanserai

MimarlıkTicaretTasarımTarih

Kartın devamı

Sözcük Farsçadır: kârvân “kervan”, sarây ise “saray, büyük yapı” demektir. Tipik bir kervansaray, çevresi odalarla çevrili bir avludan oluşurdu; hayvanlar ve yükler gece duvarların içinde güvende kalırdı. Hükümdarlar ve varlıklı hayırseverler ticareti canlandırmak için kervansaray yaptırır, pek çoğunun giderleri vakıflarla karşılanırdı. Anadolu’da Selçuklular 13. yüzyılda sık bir han ağı kurdu; Konya–Aksaray yolu üzerinde 1229’da yapılan Sultanhanı, bunların en büyüklerindendir. İran’da Safevî hükümdarı I. Abbas 1600’ler civarında pek çok yenisini ekledi; UNESCO da 2023’te 54 İran kervansarayını Dünya Mirası Listesi’ne aldı. Kervansaraylar yalnızca konaklama yeri değildi; ticaret yapılan, para bozdurulan, başka şehirlerden haber alınan yerlerdi.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Caravanserai

İlgili kaynak: Kervansaray
Sıradaki kartMbira, Zimbabve’deki Shona halkının çalgısıdır: ahşap bir tablaya dizilmiş metal tuşlar, başparmaklarla ve işaret parmağıyla çekilip bırakılarak çalınır. Çalan kişi kısa ve birbirine geçen kalıpları tekrarlar; dinleyen de bu tekrarların içinden yeni ezgilerin doğduğunu duyar.Devam et →