İnsanlar duygularını birbirinden ne kadar ince ayırabildikleri konusunda farklıdır: biri kaygıyı, sinirliliği, hayal kırıklığını ve yalnızlığı ayrı ayrı tanırken, bir başkası yalnızca “kötü” hisseder. Psikologlar buna duygusal ayrıntı düzeyi der; bu düzeyi yüksek olanlar zor duygularla genellikle daha esnek başa çıkar.

Lisa Feldman Barrett, emotional granularity research

ZihinBilimDil

Kartın devamı

Psikolog Lisa Feldman Barrett bu farkları ilk kez 1995’te “duygu ayrıştırma” adıyla bildirdi, “duygusal ayrıntı düzeyi” (emotional granularity) terimini ise 2004’te ortaya attı. Genellikle deneyim örneklemesiyle ölçülür: katılımcılar haftalarca günde birkaç kez o anki duygularını puanlar, araştırmacılar da “öfkeli”, “üzgün”, “gergin” gibi kelimeleri ayrı durumlar için mi, yoksa genel bir kötü ruh hâli için mi kullandıklarına bakar. Araştırmalar yüksek ayrıntı düzeyini güçlü olumsuz duyguları yatıştırmak için daha çok yol kullanmakla ilişkilendirdi; bazı çalışmalar stres altında daha az aşırı içki içme ve saldırganlık da buldu. Net bir ad koymak işe yarar, çünkü “bu öfke değil, hayal kırıklığı” demek başka bir tepkiye kapı açar. Barrett’in beynin duyguları bedensel sinyallerden ve geçmiş deneyimlerden kurduğunu söyleyen geniş kuramı ise etkili ama tartışmalıdır.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Lisa Feldman Barrett, emotional granularity research

İlgili kaynak: Emotional granularity
Sıradaki kart2005’teki bir araştırmada katılımcılar iki yüzden hangisini daha çekici bulduklarını seçti, ardından fotoğraf ellerine yeniden verildi. Oysa araştırmacılar bir el çabukluğuyla fotoğrafı reddedilen yüzle değiştirmişti. Değişikliklerin çoğu fark edilmedi; bazı katılımcılar, aslında beğenmedikleri yüzü neden “seçtiklerini” bile anlattı.Devam et →