The story behind the card
The American psychologist Susan Nolen-Hoeksema made rumination a major research topic from 1991, describing it as passively and repeatedly focusing on distress and its possible causes and consequences. In a 1995 study with Sonja Lyubomirsky, people in a low mood who were asked to dwell on their feelings came up with less effective solutions to problems with other people than those who were first given something else to think about. Edward Watkins at the University of Exeter later showed that the style of thinking matters. Abstract “why” questions, such as “Why does this always happen to me?”, tend to keep people stuck, while concrete “how” questions, such as “How did this happen, and what can I do next?”, helped depressed patients solve problems better. Some therapies now teach people to notice when they are asking why and to switch to how.
Türkçe oku
Bir sorunu kafada evirip çevirmek, onu çözmeye uğraşmak gibi gelebilir. Psikologlar buna ruminasyon, yani zihinsel geviş getirme der: İnsan bir şeyin neden kötü gittiğini ve ne anlama geldiğini, bir karara ya da adıma varmadan düşünüp durur. Araştırmalar bunu moral bozukluğuyla ve sorunları daha zor çözmekle ilişkilendiriyor.
Amerikalı psikolog Susan Nolen-Hoeksema, 1991'den itibaren ruminasyonu önemli bir araştırma konusu hâline getirdi. Onun tanımıyla ruminasyon, insanın sıkıntısını, bu sıkıntının olası nedenlerini ve sonuçlarını, hiçbir adım atmadan tekrar tekrar düşünmesidir. Nolen-Hoeksema'nın Sonja Lyubomirsky ile 1995'te yaptığı bir çalışmada, morali bozuk katılımcıların bir kısmından duyguları üzerine düşünmeleri, bir kısmından da dikkatlerini başka şeylere vermeleri istendi. Duyguları üzerine düşünenler, başkalarıyla yaşanan sorunlara daha az işe yarar çözümler buldu. Exeter Üniversitesi'nden psikolog Edward Watkins ise düşünme biçiminin önemli olduğunu gösterdi. “Bu neden hep benim başıma geliyor?” gibi soyut “neden” soruları insanı olduğu yerde saydırır. “Bu nasıl oldu, şimdi ne yapabilirim?” gibi somut “nasıl” soruları ise depresyondaki hastaların sorunlarını daha iyi çözmesine yardım etti. Bazı terapiler bugün insanlara “neden” diye sorduklarını fark edip “nasıl” sorusuna geçmeyi öğretiyor.