The story behind the card
The Canadian brigantine Dei Gratia came upon the ship off the Azores on 4 December 1872, a month after it had left New York for Genoa with 1,701 barrels of industrial alcohol. Its only lifeboat was gone and the last log entry was ten days old, which suggests the people aboard left in a hurry but in order. Captain Benjamin Briggs had his wife and two-year-old daughter with him. A makeshift sounding rod, used to measure water in the hold, lay on deck, and one early theory is that a false reading made Briggs think the ship was sinking fast. Another is fear of fumes from the alcohol. Arthur Conan Doyle's 1884 short story, which invented many details, did much to turn the case into a legend.
Türkçe oku
Amerikan ticaret gemisi Mary Celeste, 1872'de Atlas Okyanusu'nda sağlam ama bomboş hâlde sürüklenirken bulundu. Yükü yerindeydi, mutfakta yiyecek vardı, mürettebatın eşyalarına dokunulmamıştı. Gemideki on kişiden bir daha haber alınamadı.Azor Adaları açıkları, 1872
Kanada bandıralı Dei Gratia, gemiye 4 Aralık 1872'de Azor Adaları açıklarında rastladı. Mary Celeste bir ay önce, 1.701 varil sanayi alkolüyle New York'tan Cenova'ya doğru yola çıkmıştı. Tek filikası yoktu ve seyir defterindeki son kayıt on gün önceye aitti; bu da gemidekilerin aceleyle ama düzen içinde ayrıldığını düşündürüyor. Kaptan Benjamin Briggs'in yanında karısı ve iki yaşındaki kızı da vardı. Güvertede, ambardaki suyu ölçmeye yarayan derme çatma bir iskandil çubuğu bulundu. İlk kuramlardan birine göre yanlış bir ölçüm, Briggs'e geminin hızla su aldığını düşündürmüş olabilir. Bir başka olasılık da alkol buharından korkmuş olmaları. Arthur Conan Doyle'un pek çok ayrıntıyı kendisi uydurduğu 1884 tarihli öyküsü, olayın bir efsaneye dönüşmesinde büyük rol oynadı.


