Aranabilir arşiv

Arşive göz at

Alıntıları, bilgileri ve atasözlerini konuya, yazara ya da anahtar sözcüğe göre arayın. Kısa açıklama ve mevcut kaynak notları için kartı açın.

ARAyazar ve anahtar sözcük
SÜZkonu ve okuma biçimi
TR · ENiki dilli seçki

Ara ve süz

Konuya, yazara ya da anahtar sözcüğe göre arayın.

Arşive göz at

Okuma biçimine göre göz atın

Azim, Dinginlik ve Merak

Rastgele seçimRastgele bir kart göster

Sonuçlar

Arşive göz at

Sayfa 24
Q0611
MerakSanat

Leonardo’nun günümüze ulaşan defterleri ve notları, çizim, mühendislik ve bilimsel merakın onun zihninde ayrı alanlar olmadığını gösterir. Sayfaları anatomi, makine tasarımları, optik, su hareketleri ve görsel hayal gücü arasında dolaşır.

Leonardo’nun defterleri düzenli kâğıt yığınlarından çok, sayfa üzerinde çalışan bir laboratuvar gibidir: kas yapıları, uçan makineler, savaş araçları, bitki gözlemleri ve resim problemleri yan yana durur. Çizmek onun için yalnızca gördüğünü kaydetmek değil, dünyayı anlama yöntemiydi.

Q0622
AzimTarih

KFC’nin kurucusu Albay Sanders, Corbin’deki restoranını sattıktan sonra yeni KFC bayileri bulmak için yollara düştü. KFC’nin kendi tarihçesi bu dönemi 1956’ya yerleştirir; Sanders o sırada 65–66 yaşındaydı ve franchise işine artık bütün ağırlığıyla asılıyordu.

KFC hikâyesinin güçlü yanı, bir gecede gelen başarı değildir. Sanders yıllarca işlettiği lokantada tarifini sınamıştı; müşteri trafiği düşünce arabasına atlayıp restoran restoran dolaştı, tavuğunu pişirdi ve kabul eden işletmelere tarifi lisansladı. Markayı büyüten şey yaş değil, denenmiş bir ürünle inatçı satış emeğinin birleşmesiydi.

Q0623
AzimTarih

KFC hikâyesinin işe yarar dersi sihirli geç başarı değil; bir tarifi denemek, reddedilmeyi taşımak ve teklifi geliştirmektir.

Popüler Colonel Sanders hikâyesi çoğu zaman anlık ilham gibi anlatılır; ama daha sağlam ders daha yere yakındır. Bir tarifin, sunumun ve iş modelinin reddedilerek tekrar tekrar iyileştirilmesi gerekti. Bu restoranların ötesinde önemlidir: Çoğu iş gerçeklikle temas ettikçe netleşir. Sonuç yalnızca ısrar değil, geri bildirimle ısrardır.

Q0625
MerakTarih

Rosetta Taşı’nın önemi yaşından gelmez: Aynı fermanı üç ayrı yazıyla — hiyeroglif, Demotik ve Yunanca — taşıdığı için bilginlerin bu yazıları satır satır karşılaştırmasına olanak vermiştir.

1799’da Mısır’da Reşid (Rosetta) yakınlarında bulunan ve bugün British Museum’da sergilenen Rosetta Taşı, MÖ 196’da V. Ptolemaios onuruna yazılmış bir rahip fermanını taşır. Yunanca bölümü okunabildiği için anahtar oldu: Jean-François Champollion 1822’de hiyeroglifleri bu taş sayesinde çözdü ve üç bin yıllık Mısır yazısı yeniden okunur hâle geldi.

Q0632
AzimZihin

Yeni bir alışkanlığı hatırlamak, onu mevcut bir işarete bağlayınca kolaylaşır: kahveden sonra, diş fırçalamadan sonra, bilgisayarı açtıktan sonra.

Beyin dizileri sever. Bir davranış hep sabit bir şeyin ardından gelirse, ilk eylem ikincisinin hatırlatıcısı olur — yemekler, kapılar, yolculuklar, alarmlar ve mesajlar birer çıpa gibi çalışır. Yeni bir alışkanlığı yalnızca hafızaya bırakmak yerine, ona tutunacağı hazır bir kanca verin.

Q0633
AzimZihin

Hedef çok ağır geliyorsa başlangıcı bir sayfaya, bir şınava, bir dakikaya ya da bir mesaja küçült.

Büyük hedefler çoğu zaman varışta değil, kapıda başarısız olur. Küçük bir başlangıç tehdit hissini azaltır ve sinir sistemine hareketin mümkün olduğunu gösterir. Bunalmış insanın çoğu zaman daha fazla nasihate değil, gerçekten yapabileceği ilk eyleme ihtiyacı vardır. Küçük başlangıçlar sahte ilerleme değildir; ilerlemenin bedene büründüğü ilk biçimdir.

Q0636
MerakBilim

Uyku, su, yemek ve hareket beynin performansını etkiler; bu yüzden zor bir gün her zaman zayıf karakter anlamına gelmez.

Odak, onu taşıyan bedenden ayrı değildir. Kötü uyku, susuzluk, açlık ve hareketsizlik düşünmeyi ağırlaştırabilir. İnsanlar yorgunluğu çoğu zaman düşünmenin koşullarını desteklemek yerine ahlaki kusur gibi görür. Kendini suçlamadan önce beyni ayakta tutan temel şeyleri kontrol etmek gerekir.

Q0638
DinginlikSağlık

Uyku, öğrenmeye verilmiş bir ara değildir; beynin pratiği hafızaya çevirdiği yollardan biridir.

Pratik beyne ham malzeme verir. Uyku bu malzemeyi ayırır, sağlamlaştırır ve birbirine bağlar. Bu yüzden yorgun bir masada geçirilen bir saat daha, bazen çalışmanın yerine oturmasına izin veren bir geceden daha az işe yarar. Dinlenme çabanın karşıtı değildir; öğrenmede çabanın kalıcılaştığı yer çoğu zaman orasıdır.