Arşivde arayın

Aklınızda bir söz, yazar ya da konu varsa arama kutusuna yazın. Sonuçları ilgi alanınıza veya kart türüne göre daraltabilirsiniz.

Bir kart bulun

Filtrelerle aramanızı daraltabilirsiniz.

Sonuçlar

Arşivde arayın

Sayfa 4
AzimFelsefe

Kuyudaki kurbağa koca okyanustan habersizdir.

Atasözünün Japonca aslı 井の中の蛙大海を知らず (i no naka no kawazu taikai o shirazu) biçimindedir ve Çin felsefesinin klasiklerinden Zhuangzi’ye dayanır. Kitap adını MÖ 4. yüzyılda yaşamış düşünür Zhuang Zhou’dan alır. “Güz Selleri” bölümüne göre kuyudaki kurbağaya deniz anlatılmaz, çünkü o yalnızca kuyusunu bilir. Aynı bölümdeki bir hikâyede kurbağa, Doğu Denizi’nden gelen bir kaplumbağaya kuyusuyla övünür. Kaplumbağa ona öyle bir deniz anlatır ki yıllarca süren seller onu yükseltememiş, kuraklıklar alçaltamamıştır. Kurbağanın dili tutulur.

AzimFelsefe

Kaplan ölür postunu bırakır, insan ölür adını bırakır.

Korecede atasözü “Horangineun jugeoseo gajugeul namgigo, sarameun jugeoseo ireumeul namginda” diye söylenir. Kore atasözü derlemeleri bunu bir öğüt olarak açıklar: İyilik yap ki öldükten sonra adın saygıyla anılsın. Sözün Çincede daha eski bir biçimi vardır ve orada kaplanın yerinde leopar durur. 11. yüzyıl tarihçisi Ouyang Xiu’nun yazdığına göre, 10. yüzyılın başlarında yaşayan dobra general Wang Yanzhang “Leopar ölür postunu bırakır, insan ölür adını bırakır” sözünü dilinden düşürmezdi. Türkçede aynı öğüdü “At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır” atasözü verir.

AzimFelsefe

Maymun bile ağaçtan düşer.

Atasözü Japoncada 猿も木から落ちる (saru mo ki kara ochiru) biçimindedir: Maymun bile ağaçtan düşer. Japon sözlükleri anlamını sade bir dille verir: En usta kişi bile zaman zaman yanılır. Atasözü 1638’de basılan bir mizahi şiir derlemesinde yer alır; bugün de işinin ehli bir dost hata yaptığında gönlünü hoş tutmak için söylenir. Japoncada aynı anlamda başka sözler de vardır: 9. yüzyılın büyük hattatı Kōbō’nun bile fırçası kayarmış, halk masallarındaki su yaratığı kappayı bile ırmak sürükleyebilirmiş. Türkçede de “Hatasız kul olmaz” denir.

AzimFelsefe

Başlamak işin yarısıdır.

Korecede atasözü 시작이 반이다 (sijagi banida) biçimindedir: Başlangıç yarıdır. Eski Yunanlılar da aynı sözü bilirdi: Platon Yasalar’da onu bir atasözü olarak anar ve başlangıcın aslında yarıdan da fazlası olduğunu ekler. Romalı şair Horatius ise düşünceyi “dimidium facti qui coepit habet” dizesiyle şiire döker: İşe başlayan, işin yarısını bitirmiştir. Atasözü, gözünü korkutan bir işi erteleyip duran birine söylenir, çünkü çoğu zaman en zoru başlamaktır.

AzimFelsefe

Ağaç dikmenin en iyi zamanı yirmi yıl önceydi. İkinci en iyi zamanı ise şimdi.

Söz çoğu zaman eski bir Çin atasözü diye sunulur; ama alıntıların kökenini araştıran Quote Investigator sitesi hiçbir Çince kaynak bulamamıştır. Sitenin bulduğu en eski yakın örnek, 1967’de Cleveland’da çıkan bir gazetededir: Belediye meclisi üyesi George W. White sözü “otuz yıl önce” diyerek kullanmış ve kendisine mal etmemiştir. “Çin atasözü” etiketi ise ancak 1985’te ortaya çıkar. Sözü kim bulmuş olursa olsun anlamı açıktır: En iyi zaman geçmiş olabilir, ama bugün başlamak beklemekten iyidir. Türkçede de benzer bir teselliyle “Geç olsun da güç olmasın” denir.

AzimFelsefe

Bir kuşak ağaç diker, bir başkası gölgesinde serinler.

Çincede atasözü “qián rén zāi shù, hòu rén chéng liáng” diye söylenir: Öncekiler ağacı diker, sonrakiler gölgesinde serinler. Sözün bir biçimi, bilgin Zhai Hao’nun 1751 tarihli Tongsu bian derlemesinde gündelik deyişler arasında yer alır. Düşünce daha da eskidir. Romalı devlet adamı Cicero, “Yaşlılık Üzerine” adlı denemesinde komedi şairi Caecilius Statius’tan bir dize aktarır; dizede çiftçi, ağaçları başka bir kuşağa yarasın diye diker. Söz, gelecek kuşaklar için harcanan her emeğe uyar; okullardan ormanlara kadar.

AzimDin ve İnanç

Testi damla damla dolar.

Dhammapada, Buda’nın öğretisini 423 kısa dizede toplayan bir derlemedir; eski Hint dillerinden Pali’de günümüze ulaşmıştır. 121. ve 122. dizeler, küçük bir kötülüğü “bana bir şey olmaz” diye hafife almamayı öğütler: Testi damla damla dolar, akılsız da kötülükle azar azar dolar. Küçük iyilikler için de aynısı geçerlidir; bilge de iyilikle yavaş yavaş dolar. Dizeler bu imgeyi paraya değil, insanın yaptıklarına uygular. Türkçede aynı imgeyi “Damlaya damlaya göl olur” atasözü taşır.

AzimDin ve İnanç

Bizi kendimizden başka kimse kurtaramaz.

Bu söz, Paul Carus’un The Dharma adlı kitabının genişletilmiş 1907 baskısındaki “Ourselves” (Kendimiz) adlı kısa, uyaklı şiirin beşinci dizesidir. Alman asıllı Amerikalı yazar Carus (1852–1919), Budizmi Batılı okurlara tanıtanlardan biriydi. Söz, Dhammapada’daki tek bir dizenin çevirisi değil, serbest bir uyarlamadır. Carus, Buda’nın sözlerini toplayan Dhammapada’dan yola çıkmıştır: 165. dize arınmanın da kirlenmenin de insanın kendisine bağlı olduğunu, kimsenin bir başkasını arındıramayacağını söyler; 276. dize ise çabayı insanın kendisinin göstermesi gerektiğini, Budaların yalnızca yol gösterdiğini anlatır.

AzimFelsefe

Meyve yüklü ağaç her zaman eğilir.

Bengalli Hindu mistik Sri Ramakrishna’nın (1836–1886) sözlerini öğrencileri kayda geçirdi. Bu söz, Oxfordlu bilgin Max Müller’in 1898’de yayımlanan Ramakrishna: His Life and Sayings adlı kitabında 235 numarayla yer alır. İmge Hindistan’da çok daha eskidir: 4. ya da 5. yüzyılda yaşamış Sanskrit şairi Kalidasa’nın Şakuntala oyunundaki bir dizeye göre, ağaçlar meyve yükü altında nasıl eğilirse iyi insanlar da varlık içinde öyle alçak gönüllü kalır. Thomas Fuller’ın 1732’de kaydettiği bir İngiliz atasözü de aynı şeyi söyler: En çok meyve veren dal en aşağı sarkar. Türkçede aynı öğüdü “Ağacın meyvesi olunca, başını aşağı salar” atasözü verir.

AzimFelsefe

Misafir bir saatte, ev sahibinin bir yılda gördüğünden fazlasını görür.

İngilizce atasözü derlemeleri bu sözü Polonya’ya, bazen de Hindistan’a mal eder; ama Lehçe ya da herhangi bir Hint dilinde aslı bulunamamıştır. Yidişçede uyaklı bir benzeri vardır: Kısa süre kalan misafir, bir mil öteyi görür. Evine misafir gelen herkes bu duyguyu bilir: Bir evde bir yıl oturunca çatlak fayansı, eğri asılmış tabloyu görmez olursunuz; gelen bir dost ise daha ceketini çıkarmadan ikisini de fark eder. Atasözünün söylediği de budur: Alışkanlığın gizlediğini yeni bir göz görür.

AzimFelsefe

Fil darda kalınca kurbağa bile ona tekme atar.

İngilizce derlemeler bu sözü Hint atasözü diye verir, ama aslı bulunamamıştır. İmge yalındır: Fil güçlüyken hiçbir kurbağa ona dokunmaya cesaret edemez; fil bir yere saplanınca ya da yaralanınca en küçük hayvan bile saldırıya katılır. Bir patron, şampiyon ya da ünlü gücünü yitirince dün susanlar birden eleştirmeye başlar; söz tam da böyle anlarda söylenir. Ezop’un bir masalında da yaşlanıp güçten düşen aslana bir eşek tekme atar, aslan da bu hakaretin iki kez ölmek gibi olduğunu söyler. Türkçede buna yakın bir düşünceyi “Düşenin dostu olmaz” atasözü dile getirir.

AzimFelsefe

Bilgi bir hazinedir ama anahtarı uygulamadır.

Bu söz, 1732’de yayımlanan Gnomologia’da 3139 numarayla yer alır. Kitap eski ve yeni, Britanya’dan ve başka ülkelerden yaklaşık 6.500 atasözünü, özdeyişi ve nükteli sözü bir araya getirir. Derleyicisi, Kent’teki Sevenoaks kasabasında hekimlik yapan İngiliz Thomas Fuller’dır (1654–1734). Fuller sözleri uydurmadı, topladı; bu yüzden bu söz kitaptan daha eski olabilir. Buradaki uygulama, bilgiyi işe koşmak demektir: Öğrendiğiniz şey, siz onu kullanana dek kilit altında kalır.

AzimFelsefe

Talih cesurdan yanadır.

Bu Latince atasözünün birkaç biçimi vardır. Oyun yazarı Terentius, MÖ 161’de sahnelenen Phormio adlı komedisinde “fortes fortuna adiuvat” sözüne yer verir; hatip Cicero da sonradan bunun eski bir atasözü olduğunu söyler. Vergilius’un Aeneis destanında savaşçı Turnus, adamlarını saldırıya çağırırken “audentis Fortuna iuvat” diye haykırır. Fortuna, Romalıların talih tanrıçasıydı; yani söz ilk başta tanrıçanın kendisinin cesurdan yana olduğunu anlatıyordu. Bugün pek çok askerî birlik, okul ve aile bu sözü şiar edinmiştir. Türkçede aynı düşünceyi tersinden “Korkak bezirgân ne kâr eder ne zarar” atasözü dile getirir.

AzimFelsefe

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.

Söz, Romalı şair Juvenalis’in MS 2. yüzyılın başlarında yazdığı Onuncu Yergi’den gelir. Şiir zenginlik, güç, ün, güzellik ya da uzun ömür için dua edenlerle alay eder; çünkü bu dilekler çoğu zaman insanın başına felaket getirir. Juvenalis’e göre dua edilecekse “mens sana in corpore sano”, yani sağlam bir bedende sağlam bir akıl ve ölümden korkmayan cesur bir yürek istenmelidir. Yüzyıllar sonra söz sporun sloganı oldu. Türkiye’de ise “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” biçimiyle çoğu zaman Atatürk’e mal edilir.

AzimFelsefe

Tanrılar, kendine yardım edene yardım eder.

Söz eski Yunanistan’da doğdu; belki daha o zaman bir atasözüydü. Atinalı oyun yazarı Sofokles, harekete geçmeyene tanrıların yardım etmediğini yazar. Ezop’un “Herakles ile Arabacı” masalında ise arabası saplanıp kalan bir arabacı Herakles’e yalvarır; Herakles de ona önce kendisinin işe koyulmasını söyler. “Tanrı” sözcüğüyle kurulan İngilizce biçim, 17. yüzyılda yaşamış İngiliz siyaset yazarı Algernon Sidney’e dayanır; Benjamin Franklin de sözü 1736’da Poor Richard’s Almanack adlı yıllığında yayımladı. Söz Tevrat’ta da İncil’de de yer almaz. Türkçede aynı düşünceyi “Nerede hareket, orada bereket” atasözü dile getirir.

AzimFelsefe

Bir insanın ayakkabılarını giyip yürümeden onu yargılama.

Söz genellikle Kızılderili bilgeliği diye bilinir, ama bilinen bir Kızılderili kaynağı yoktur. Çoğu zaman, içkiye karşı ve kadınların oy hakkı için mücadele eden Amerikalı vaiz Mary T. Lathrap’a (1838–1895) atfedilen “Judge Softly” (Yargılarken Yumuşak Ol) adlı şiire dayandırılır. Şiir, okurdan birini eleştirmeden önce onun mokasenleriyle bir mil yürümesini ister; ama ilk nerede ve ne zaman yayımlandığı henüz belirlenemedi. Sözün bazı biçimlerinde mokasen, bazılarında ayakkabı geçer. Türkçede yakın bir düşünceyi “Damdan düşen damdan düşenin hâlinden bilir” atasözü dile getirir.

AzimFelsefe

En yüksek ağaca tırmanan en uzağı görür ama en sert de o düşer.

Bu söz yaygın biçimde Fars atasözü diye paylaşılır, ama Farsçada aslı bulunamamıştır. Gerçek bir Fars atasözü benzer bir şeyi ağaç yerine bir dam üzerinden anlatır: “Her ki bâmeş bîş, berfeş bîşter”, yani damı büyük olanın karı da çok olur. İnsan yükseldikçe daha uzağı görür, ama taşıyacağı ve kaybedebileceği şey de artar. Yeni terfi eden bir yönetici bunu iyi bilir: Artık bütün şirketi görür, ama şirketin bütün dertleri de onun omzundadır. Türkçede aynı gözlemi “Büyük başın derdi büyük olur” atasözü dile getirir.

AzimFelsefe

Tehlikeli bir yerde durup vurulmamayı umma.

Bu söz İngilizcede Etiyopya atasözü diye dolaşır, ama Etiyopya dillerinde aslı bulunamamıştır. Aynı öğüt çok daha eski bir biçimde Talmud’da, yani Yahudi hukukunu ve öğretisini bir araya getiren büyük eserde geçer. 3. yüzyılda yaşamış bilgin Rabbi Yannai, kimsenin mucizeye güvenerek tehlikeli bir yerde durmaması gerektiğini söylemiş; kendisi de karşıya geçmeden önce kayığı dikkatle yoklarmış. Öğüt basittir: Önlenebilir bir tehlikeye karşı şansa güvenmek yerine oradan uzaklaşmak gerekir. Türkçede buna yakın bir öğüdü “Korkulu rüya görmektense uyanık yatmak evladır” atasözü verir.

AzimFelsefe

Mezarlık, kendini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur.

Mayıs 1907’de Amerikalı yazar Elbert Hubbard, çıkardığı The Philistine dergisinde mezarlıkların, dünyanın onlarsız yapamayacağı insanlarla dolu olduğunu yazdı. Hubbard yazar ve yayıncıydı; New York eyaletindeki East Aurora’da Roycroft adlı bir zanaatkâr topluluğu da kurmuştu. “Vazgeçilmez” sözcüğünün geçtiği bir biçim, 1924’te İrlanda parlamentosunda Dublin’deki Glasnevin Mezarlığı için kullanıldı. Söz çoğu zaman Fransız devlet adamları Charles de Gaulle’e ya da Georges Clemenceau’ya mal edilir, ama ikisi için de kanıt zayıftır.

AzimFelsefe

Hırsız herkesi kendi gibi sanır.

Atasözü Dancada “tyv tror hver mand stjæler” biçimindedir: Hırsız, herkesin çaldığına inanır. Söz, kendi kusurunu herkeste varsayan ve çoğu zaman bunu kendine bahane eden kişiler için söylenir. Söz, halk bilimci Peter Christen Asbjørnsen’in 1871’de yayımladığı “Gullfuglen” (Altın Kuş) adlı Norveç masalında da geçer: Bir trole yakalanan prens, ona bu sözle karşılık verir. Psikologlar, insanın kendi kusurlarını başkalarında görmesine yansıtma der. Türkçede de aynı düşünce “Hırsız herkesi kendi gibi sanır” diye söylenir.

AzimFelsefe

Su gibi ol, dostum.

Bruce Lee bu sözü 1971’de Amerikan dizisi Longstreet’te, dövüş sanatları öğretmeni Li Tsung rolünde söyledi. Replik, suyun içine konduğu kabın biçimini almasını anlatan kısa bir konuşmanın sonunda gelir. Lee aynı yıl Kanadalı gazeteci Pierre Berton’la yaptığı bir televizyon söyleşisinde bu düşünceyi yineledi. Benzetme, suyun yumuşak olduğu hâlde sert olanı aşındırdığını anlatan Tao Te Ching gibi Taocu metinleri akla getirir. Lee’nin geliştirdiği Jeet Kune Do adlı dövüş sanatı da aynı fikre dayanır: Kalıplara bağlı kalmak yerine rakibe göre uyum sağlamak.

AzimFelsefe

Yürüyen karınca, uyuklayan öküzden çok iş görür.

Bu söz internette çoğunlukla, Tao Te Ching’in yazarı sayılan Çinli bilge Lao Tzu’ya mal edilir; oysa kitapta böyle bir cümle yoktur. Söz aslında bir Meksika atasözüdür: “Más hace una hormiga andando que un buey echado.” Meksika Dil Akademisi’nin atasözleri derlemesi onu tembelliği yeren, azmi öven bir söz diye açıklar. İngilizce biçimi Jeff M. Sellers’ın Folk Wisdom of Mexico (1994) kitabında geçer. 2006’da Reader’s Digest’in bir özlü sözler kitabı onu Lao Tzu’ya mal edince yanlış atıf internete yayıldı. Türkçede de karınca çalışkanlığın simgesidir: “Karıncadan ibret al, yazdan kışı karşılar.”

AzimFelsefe

Yapacağını söylediklerin değil, yaptıklarınsın.

Söz, analitik psikolojinin kurucusu olan İsviçreli psikiyatr Carl Jung’a (1875–1961) mal edilir; ama kitaplarında, derslerinde ya da mektuplarında bu cümleye rastlanmamıştır. Arkasındaki fikrin psikolojide bir adı var: niyet-davranış boşluğu. Paschal Sheeran 2002’de, toplam 82.000’den fazla katılımcıyla yapılmış araştırmaları bir arada inceledi. İnsanların dile getirdiği niyetler, davranışlarındaki farklılıkların ancak yüzde 28 kadarını açıklıyordu. Peter Gollwitzer’in araştırmalarına göre, ne zaman ve nerede harekete geçileceğini önceden kararlaştırmak bu boşluğu kapatmaya yardım eder.

Nasıl bir şey okumak istersiniz?

Azim, Dinginlik ve Merak

Bugünün kartıBugünün kartını aç