Kuzey Etiyopya’daki Lalibela’nın on bir kilisesi, Orta Çağ’da tek parça volkanik kayadan oyuldu. Her biri derin hendeklerin içinde yukarıdan aşağıya biçimlendirildi; kiliseler bugün de Etiyopyalı Hristiyanların hac yeridir.

Lalibela, Etiyopya, 12.–13. yüzyıl

MimarlıkMühendislikKültürTarihDin ve İnanç

Kartın devamı

Gelenek, kiliseleri 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın başında hüküm süren Zagwe hanedanından Kral Gebre Meskel Lalibela’ya bağlar; arkeologlara göre bazı bölümler daha eskidir ve yapım sırası hâlâ tartışılıyor. Efsaneye göre kral, Selahaddin Eyyubi’nin 1187’de Kudüs’ü almasından sonra burayı yeni bir Kudüs olarak tasarladı. Bölgedeki pek çok yer, adını Ürdün Nehri’nden alan bir dere gibi, Kutsal Kitap’tan gelen adlar taşır. Ustalar önce hendek kazarak bir kaya bloğunu çevresinden ayırdı, sonra odaları, sütunları, pencereleri ve kapıları bu bloğun içinden oydu. En ünlü kilise olan Bete Giyorgis, yukarıdan bakıldığında haç biçimindedir. Tünellerle birbirine bağlanan kiliseler bugün de her gün kullanılıyor. UNESCO, kiliseleri 1978’de Dünya Mirası Listesi’ne aldı.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Rock-Hewn Churches, Lalibela

İlgili kaynak: Rock-Hewn Churches, Lalibela
Sıradaki kartGüney Fransa’daki Pont du Gard, 48,8 metre yüksekliğinde, üç katlı bir Roma köprüsüdür. Nîmes kentine su taşıyan kanalı Gardon Nehri’nin üzerinden geçirmek için yapıldı ve suyun yalnızca yerçekimiyle akabilmesi için gereken çok hafif eğimi korur.Devam et →