Buckminster Fuller’ın tasarladığı Dymaxion haritası, dünyayı yirmi üçgen yüzlü bir geometrik cismin, yani ikosahedronun yüzlerine aktarır ve bu yüzleri düz bir kâğıda açar. En bilinen düzeninde kıtalar bölünmeden kalır, kesikler okyanuslardan geçer.

Dymaxion map

TasarımBilimSanat

Kartın devamı

Düz bir harita, yuvarlak Dünya’yı mutlaka bir yerinden bozar. Fuller’ın çözümü, küreyi düz yüzlü bir cismin üzerine aktarmak, sonra bu cismi açıp düzleştirmekti; her yüz, üzerindeki şekilleri ancak biraz bozar. Fikri ilk kez 1943’te Life dergisinde, kare ve üçgen yüzleri olan bir küboktahedron kullanarak gösterdi ve 1946’da patentini aldı. 1954’te Shoji Sadao ile birlikte yirmi yüzlü ikosahedrona geçti ve Airocean Dünya Haritası’nı yayımladı. Bu haritada kıtalar neredeyse tek parça bir ada gibi görünür. Üçgenler farklı biçimlerde dizilebildiği için haritanın sabit bir üstü ya da altı yoktur. Fuller’a göre asıl mesele de buydu: kuzeyin yukarıda durması bir doğa yasası değil, bir alışkanlıktır. Ressam Jasper Johns 1967’de bu haritanın büyük bir resmini yaptı.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Dymaxion map

İlgili kaynak: Dymaxion map
Sıradaki kartAmerikalı ressam Albert Munsell her rengi üç ölçüyle tanımladı: tonu (kırmızı ya da mavi gibi), değeri (ne kadar açık ya da koyu olduğu) ve kroması (ne kadar canlı olduğu). 1905’te yayımladığı bu sistem, renkleri eşleştirmek için bugün de kullanılıyor.Devam et →