Emotions are not only feelings in the head. Fear speeds up the heart and breathing, grief can take away appetite and sleep, and joy changes posture and expression. These bodily changes are part of the emotion itself, and sensing them may be part of how we come to feel it.
Ikigai Daily
The story behind the card
In 1884 the American philosopher and psychologist William James turned the usual order around in an essay called “What Is an Emotion?”. We do not tremble because we are afraid, he argued; we feel afraid because we tremble. The physiologist Walter Cannon attacked the idea in 1927, and the debate ran for decades, but modern research keeps finding the body at the heart of emotion. In 2014 Lauri Nummenmaa and colleagues in Finland asked 701 people to colour in body outlines to show where they felt activity rise or fall with different emotions. Most emotions showed up in the chest, where breathing and heartbeat change; anger and happiness also lit up the arms, sadness appeared as weakened arms and legs, and disgust centred on the throat and stomach. The maps were similar for Finnish, Swedish and Taiwanese participants.
Türkçe oku
Duygular yalnızca kafada yaşanmaz. Korku kalp atışını ve nefesi hızlandırır, yas iştahı ve uykuyu kaçırabilir, sevinç ise duruşu ve yüz ifadesini değiştirir. Bu bedensel değişimler duygunun yan etkisi değil, bir parçasıdır; hatta bir duyguyu kısmen bu değişimleri fark ettiğimiz için hissediyor olabiliriz.
Amerikalı filozof ve psikolog William James, 1884'te yayımladığı “What Is an Emotion?” (Duygu Nedir?) başlıklı denemesinde alışılmış sırayı tersine çevirdi. Ona göre korktuğumuz için titremeyiz; titrediğimiz için korkarız. Fizyolog Walter Cannon 1927'de bu görüşe karşı çıktı ve tartışma onlarca yıl sürdü; ama bugünkü araştırmalar da bedeni duygunun merkezine koyuyor. 2014'te Finlandiya'da Lauri Nummenmaa ve ekibi, 701 kişiden farklı duyguları yaşarken bedenlerinin neresinde bir hareketlenme ya da durgunluk hissettiklerini bir insan silueti üzerinde boyamalarını istedi. Duyguların çoğu, nefesin ve kalp atışının değiştiği göğüste toplandı. Öfke ve mutluluk kollarda da belirdi; üzüntü kol ve bacaklarda bir güçsüzlük olarak görüldü; tiksinti ise boğaz ve mide çevresinde yoğunlaştı. Finlandiyalı, İsveçli ve Tayvanlı katılımcıların haritaları birbirine benziyordu.
