The Tacoma Narrows Bridge in Washington State collapsed on 7 November 1940, four months after opening, when a wind of about 64 km/h set its light, flexible deck twisting until it tore apart. The disaster changed how engineers design long bridges against wind.
Tacoma, Washington, 7 November 1940
The story behind the card
The bridge moved so much in the wind from the day it opened that locals nicknamed it Galloping Gertie. On the final morning the motion changed from up-and-down waves to a violent twisting, filmed by a local camera shop owner. No person died; a dog left in a stranded car was lost. The collapse is often blamed on resonance, but engineers now describe it as aeroelastic flutter: the twisting deck and the wind fed energy into each other. The investigation board included the aerodynamicist Theodore von Kármán. The replacement bridge, opened in 1950, used a deep, open truss that lets the wind pass through, and wind-tunnel tests became standard for long bridges.
Türkçe oku
Tacoma Narrows Köprüsü, ABD'nin Washington eyaletinde, açılışından yalnızca dört ay sonra, 7 Kasım 1940'ta çöktü: Saatte yaklaşık 64 kilometre hızla esen rüzgâr, köprünün hafif ve esnek yol kısmını kopana dek büktü. Bu felaket, mühendislerin uzun köprüleri rüzgâra karşı tasarlama biçimini değiştirdi.Tacoma, Washington, 7 Kasım 1940
Köprü açıldığı günden itibaren rüzgârda öyle çok sallandı ki halk ona “Dörtnala Koşan Gertie” (Galloping Gertie) lakabını taktı. Son sabah aşağı yukarı dalgalanma, şiddetli bir burulmaya dönüştü; yerel bir fotoğrafçı dükkânının sahibi bu anları filme aldı. Kimse ölmedi; yolda kalan bir arabadaki köpek ise kurtarılamadı. Çöküş sık sık rezonansla açıklanır, ama mühendisler bugün bunu “aeroelastik çırpınma” (flutter) olarak tanımlar: Burulan köprü ile rüzgâr birbirine enerji aktararak hareketi büyüttü. İnceleme kurulunda aerodinamikçi Theodore von Kármán da vardı. 1950'de açılan yeni köprüde rüzgârın içinden geçebildiği derin, kafes kirişli bir yapı kullanıldı; uzun köprülerin rüzgâr tünelinde sınanması da standart hâle geldi.
