Protactile is a way of communicating through touch, developed by DeafBlind people for one another. It began in Seattle in 2007, when three DeafBlind staff at the DeafBlind Service Center wanted to talk as a group without relying on interpreters, and began finding ways to converse directly on each other's hands, arms and bodies.
aj granda and Jelica Nuccio / Tactile Communications / Seattle DeafBlind community
The story behind the card
The three were aj granda, Jelica Nuccio and Jackie Engler. Protactile grew among people who, like many DeafBlind Americans, were born deaf, grew up with American Sign Language and lost their sight gradually, often through Usher syndrome, an inherited condition. Sign languages are built for the eyes: faces and signs made in the air carry much of the meaning. Protactile moves that information onto the body. A listener rests a hand on the speaker's arm or leg and taps to show 'yes' or 'I'm following', much as a nod would, and maps can be drawn on a hand or back. granda and Nuccio say they did not invent protactile: they set up events that put DeafBlind people in teaching roles, then named and documented what grew.
Türkçe oku
Protactile, hem görme hem işitme engeli olan sağır-körlerin kendi aralarında geliştirdiği, dokunmaya dayalı bir iletişim biçimidir. 2007'de Seattle'da bir hizmet merkezinde çalışan üç sağır-kör, tercümansız sohbet edebilmek için birbirlerinin eline, koluna ve bedenine dokunarak konuşmanın yollarını aradı.
Bu üç kişi aj granda, Jelica Nuccio ve Jackie Engler'di. Protactile, ABD'deki pek çok sağır-kör gibi doğuştan sağır olan, Amerikan İşaret Dili'yle büyüyen ve görme yetisini zamanla, çoğu kez kalıtsal bir hastalık olan Usher sendromu yüzünden yitiren insanlar arasında gelişti. İşaret dilleri göz için kurulmuştur; anlamın büyük kısmını yüz ifadeleri ve havada yapılan işaretler taşır. Protactile bu bilgiyi bedene aktarır. Dinleyen kişi elini konuşanın koluna ya da bacağına koyar ve “evet” ya da “seni izliyorum” demek için hafifçe vurur, tıpkı baş sallamak gibi. Bir yol tarifi de ele ya da sırta çizilerek verilebilir. granda ve Nuccio protactile'ı kendilerinin icat etmediğini söylüyor: Sağır-körlerin öğretmen olduğu etkinlikler düzenlediler, sonra ortaya çıkanı adlandırıp belgelediler.
