Başlamak ve devam etmek

Azim

Bazen ilk adım, bazen biraz cesaret.

Çalışmak, yeniden denemek ve yola devam etmek üzerine sözler ve düşünceler.

Okuma seçeneğiSayfa 8Ek açıklama ve kaynaklar

Bu seçkide neler var?

Azim

Bir işe başlamak ya da zorlandığınızda devam etmek için okuyabileceğiniz sözleri bir araya getirdik.

AzimEdebiyat

Kuşkularımız haindir; bizi denemekten korkutur ve çoğu zaman kazanabileceğimiz iyi şeyleri kaybettirir.

Shakespeare Kısasa Kısas’ı 1603–04 dolaylarında yazdı; oyun ilk kez 1623’te İlk Folyo’da basıldı. Viyana’yı dükün yokluğunda yöneten katı vekil Angelo, genç Claudio’yu nişanlısı Juliet’i düğünden önce hamile bıraktığı için ölüme mahkûm etmiştir. Claudio’nun arkadaşı Lucio, onun rahibe adayı olan kız kardeşi Isabella’yı bulmak için manastıra koşar ve onu Angelo’ya gidip yalvarmaya ikna etmeye çalışır. Isabella elinden bir şey gelebileceğinden kuşkulu olduğunu söyleyince Lucio bu sözlerle karşılık verir. Bu yerinde öğüdün, hafifliği ve dedikoduculuğuyla bilinen Lucio’nun ağzından çıkması dikkat çekicidir. Isabella gider ve onun yakarışı oyunun geri kalanını yönlendirir. Oyunun adı Matta İncili’ndeki bir sözden gelir: İnsan başkalarını hangi ölçüyle ölçerse, kendisi de o ölçüyle ölçülür.

AzimEdebiyat

Bende, başkaları istiyor diye korkmaya asla razı olmayan bir inat var.

Elizabeth Bennet bu sözü Gurur ve Önyargı’nın (1813) 31. bölümünde, Bay Darcy’nin teyzesi Lady Catherine de Bourgh’un görkemli malikânesi Rosings’te söyler. Elizabeth piyano çalarken Darcy gelip yüzünü görebileceği bir yere dikilir. Elizabeth dönüp ona takılır: Onu korkutmaya niyetliyse boşuna uğraşmaktadır, çünkü biri onu korkutmaya kalktıkça cesareti artar. Tonu şakacıdır, ama söz Elizabeth’in karakterini iyi özetler: Ne mevki ne servet karşısında siner. Birkaç bölüm sonra Darcy ona evlenme teklif eder, Elizabeth de onu geri çevirir.

AzimEdebiyat

Çok diren, az itaat et.

Söz, Walt Whitman’ın (1819-1892) Çimen Yaprakları kitabındaki üç dizelik “To the States” (Eyaletlere) şiirinde geçer. Whitman bu kitabı 1855’te kendi parasıyla bastırmış, ömrü boyunca da genişletip durmuştu. Şiirin sonraki dizeleri nedenini söyler: Sorgusuz itaat eden bir halk tümüyle köleleşir ve bir kez köleleşen hiçbir ulus, eyalet ya da kent özgürlüğünü bir daha geri alamaz. Whitman İç Savaş yıllarında Washington’daki askerî hastanelerde gönüllü olarak yaralı askerlere baktı. Ona göre demokrasiyi, kendi aklını kullanan yurttaşlar yaşatır.

AzimEdebiyat

Coşku olmadan büyük hiçbir şey başarılmamıştır.

Söz, Emerson’ın Essays: First Series (Denemeler: Birinci Dizi, 1841) kitabındaki “Circles” (Çemberler) denemesinin sonlarına doğru geçer. Denemenin ana imgesi şudur: Her çemberin çevresine daha büyük bir çember çizilebilir; her gerçeğin, alışkanlığın ya da başarının ötesinde daha genişi vardır. Emerson’a göre insan, kendini aşıp her zamanki temkinini unuttuğunda büyür. Ralph Waldo Emerson (1803-1882) eskiden vaizlik yapmıştı ve Massachusetts’teki Concord’da yaşıyordu. Geleneğe değil, kişisel sezgiye ve doğaya güvenen Amerikan Transandantalizm akımının önderiydi. Ünlü “Self-Reliance” (Kendine Güven) denemesi de aynı kitaptadır.

AzimTarih

Elimizdeki işi bitirmek için çabalamayı sürdürelim.

Lincoln bu sözleri 4 Mart 1865’te, ikinci başkanlık dönemi başlarken, İç Savaş’ın kazanılmasına az kalmışken söyledi. Konuşma yalnızca 700 kelime kadardı. Lincoln zaferi kutlamak yerine savaşın nedeninin kölelik olduğunu söyledi. Sözlerini bir çağrıyla bitirdi: Kimseye kin beslemeden, herkese merhametle, ulus eldeki işi bitirmeli, yaralarını sarmalı ve adil, kalıcı bir barış aramalıydı. Lincoln aşağı yukarı altı hafta sonra Washington’daki Ford Tiyatrosu’nda vuruldu. Konuşmanın metni bugün Lincoln Anıtı’nın bir duvarında yazılıdır.

AzimFelsefe

Kaybedilen zaman bir daha bulunmaz.

Söz, Poor Richard’s Almanack’ın (Zavallı Richard’ın Almanağı) 1748 baskısında yer alır. Benjamin Franklin (1706-1790) bu almanağı 1732’den 1758’e kadar Philadelphia’da, “Richard Saunders” takma adıyla her yıl çıkardı. Almanakta kısa özdeyişler de vardı; çoğu, Franklin’in yeniden işleyip keskinleştirdiği eski atasözleriydi. Franklin aynı yıl, zaman üzerine en ünlü sözünü de yazdı: “Unutma ki vakit nakittir.” 1758’de almanağın en iyi sözlerini The Way to Wealth (Zenginliğe Giden Yol) adlı metinde topladı. Orada bu sözün ardından bir uyarı gelir: “Vakit bol” dediğimiz zaman, sonunda hep az çıkar.

AzimFelsefe

İyi yapılan, iyi söylenenden iyidir.

Söz, Poor Richard’s Almanack’ın (Zavallı Richard’ın Almanağı) 1737 baskısında yer alır. Benjamin Franklin bu almanağı 1732’den 1758’e kadar “Richard Saunders” takma adıyla her yıl yayımladı. Yılda 10.000’e varan satışıyla “Zavallı Richard”, Amerikan kolonilerinde herkesin tanıdığı bir ad oldu. Bu söz, yazarına da çok yakışır. Franklin (1706-1790) okulu on yaşında bıraktı, matbaacılık öğrendi; sonra bilim insanı, mucit ve diplomat oldu. Kuramlardan çok somut sonuçlarıyla tanındı: Yıldırımın elektrik olduğunu gösterdi ve paratoneri icat etti. Türkçede aynı düşünceyi “Lafla peynir gemisi yürümez” atasözü anlatır.

AzimFelsefe

Başarısız olmak zordur, ama başarıya ulaşmayı hiç denememiş olmak daha da kötüdür.

Roosevelt “The Strenuous Life” (Çetin Hayat) konuşmasını 10 Nisan 1899’da Chicago’da yaptı; o sırada New York valisiydi. Bir yıl önce İspanya-Amerika Savaşı’nda Rough Riders adıyla bilinen gönüllü süvari alayına komuta ederek ün kazanmıştı. Konuşmada, rahat ve konfor içinde geçen bir hayatın hem insanı hem ulusu çürüttüğünü, başarının zorluktan ve ağır emekten kaçmayanlara geldiğini savundu. Konuşmanın o gün de bugün de eleştirilen bir yanı vardı: ABD’nin Filipinler’i elinde tutmak için birkaç ay önce girdiği savaşı savunuyordu.

AzimFelsefe

Başarı, insanın hayatta ulaştığı konumdan çok, başarmaya çalışırken aştığı engellerle ölçülmelidir.

Booker T. Washington (1856-1915) Virginia’da köle olarak doğdu; İç Savaş bittiğinde, dokuz yaşlarındayken özgürlüğüne kavuştu. Çocukluğu Batı Virginia’daki Malden kasabasında, tuz kaynatma ocaklarında ve bir kömür madeninde çalışarak geçti; fırsat buldukça ders çalıştı. 1901’de yayımlanan otobiyografisi Up from Slavery’nin (Kölelikten Yükseliş) ikinci bölümünde, bir zamanlar beyaz çocuklara imrendiğini anlatır; başarının nasıl ölçülmesi gerektiğini öğrenince bu imrenme geçmiştir. 1881’de Alabama’daki Tuskegee Enstitüsü’nün ilk müdürü oldu ve okulu siyahi öğrenciler için önde gelen bir okula dönüştürdü.

AzimTarih

İktidar, talep edilmedikçe hiçbir şeyden vazgeçmez. Hiç vazgeçmedi, hiçbir zaman da vazgeçmeyecek.

Douglass bu sözleri Ağustos 1857’de New York eyaletindeki Canandaigua’da söyledi. Toplantı, Britanya’nın Karayipler’deki sömürgelerinde köleliği kaldıran yasanın 1834’te yürürlüğe girdiği günü anmak için düzenlenmişti. ABD’de ise kölelik hâlâ yasaldı; üstelik aynı yılın mart ayında Yüksek Mahkeme, Dred Scott kararıyla siyahi Amerikalıların vatandaş olamayacağına hükmetmişti. Douglass, zorbaların sınırını ezdikleri insanların dayanma gücünün belirlediğini de söyledi. 1818 dolaylarında Maryland’de köle olarak doğmuş, 1838’de kaçmış ve döneminin en tanınmış kölelik karşıtı hatibi olmuştu.

AzimFelsefe

Hakikat güçlüdür ve üstün gelir.

Sojourner Truth, 1797 dolaylarında New York eyaletinde köle olarak doğdu; asıl adı Isabella Bomefree’ydi. 1826’da kucağındaki kızıyla birlikte kaçıp özgürlüğüne kavuştu. 1828’de, yasa dışı yollarla Alabama’ya satılan küçük oğlunu mahkemede açtığı davayı kazanarak geri aldı. 1843’te kendine Sojourner Truth adını verdi: İngilizcede “sojourner” bir yerde kısa kalıp yoluna devam eden yolcu, “truth” ise hakikat demektir. 1883’teki ölümüne dek köleliğe karşı ve kadın hakları için konuştu. Bu söz yaygın olarak ona atfedilir, ama kaynağı belirsizdir.

AzimZihin

Başarısızlık imkânsızdır.

Susan B. Anthony (1820-1906) bu sözü 15 Şubat 1906’da, Washington’da düzenlenen 86. yaş günü kutlamasında söyledi; bir ay geçmeden hayatını kaybetti. Elli yılı aşkın süredir kadınların oy hakkı için mücadele ediyordu. 1872’de oy kullandığı için tutuklanmış, 100 dolar para cezasına çarptırılmış, ama cezayı hiç ödememişti. Konuşmasında kendisiyle birlikte çalışan kadınları andı ve kendini davaya adamış böyle kadınlar varken başarısızlığın imkânsız olduğunu söyledi. Bu söz, oy hakkı hareketinin parolası oldu. Amerikalı kadınlar oy hakkını 1920’de kazandı.

AzimZihin

Bir kadının sahip olabileceği en iyi koruma cesarettir.

Elizabeth Cady Stanton (1815-1902), kadın hakları için toplanan ilk kurultay olan 1848 Seneca Falls Kurultayı’nın başlıca düzenleyicisiydi. Kadınlara oy hakkı talebi, orada oybirliğiyle kabul edilmeyen tek karar oldu. Bu söz yaygın olarak Stanton’a atfedilir, ama ne anı kitabı Eighty Years and More’da ne de “Solitude of Self” (Benliğin Yalnızlığı) konuşmasında geçer; kaynağı belirsizdir. Yine de 1892 tarihli bu konuşmanın düşüncesine uyar: Stanton’a göre her kadın sonunda hayatla tek başına yüzleşir, bu yüzden eğitime, kendi ayakları üzerinde durmaya ve kendini korumayı öğrenmeye ihtiyacı vardır.

AzimFelsefe

Azim ve yüreklilik, her çağda harikalar yaratmıştır.

George Washington bu cümleyi 20 Ağustos 1775’te Tümgeneral Philip Schuyler’e yazdı. Kolonilerin yeni kurduğu Kıta Ordusu’nun komutasını alalı henüz iki ay olmamıştı. Kongre, kuzeydeki birliklerin başındaki Schuyler’e o sırada Britanya’ya bağlı olan Kanada’ya girme emri vermişti. Birlikler sefer için toplanırken Washington, güçlüklerin Schuyler’in şevkini kırmamasını istedi. Sefer iyi başladı: Amerikan birlikleri Kasım 1775’te Montreal’i aldı. Ama yılın son gecesi Quebec kentine yapılan saldırı başarısız oldu ve 1776 yazında Amerikalılar Kanada’dan çekildi.

AzimTarih

Zayıf, güçsüz bir kadın bedenim olduğunu biliyorum; ama bende bir kralın yüreği ve cesareti var.

I. Elizabeth bu konuşmayı 9 Ağustos 1588’de, Thames kıyısındaki Tilbury’de, İspanyol istilasına karşı toplanan askerlerine yaptı. İspanyol donanması Armada birkaç gün önce Gravelines’da yenilmişti, ama Parma Dükü’nün ordusu Manş’ın öbür yakasında hâlâ bekliyordu. Kraliçe zırhını kuşanıp askerlerin arasında at sürdü ve bir kadının savaşta ordu yönetip yönetemeyeceğine dair kuşkulara böyle yanıt verdi. Bugün bilinen metin, orada bulunan papaz Leonel Sharp’ın 1654’te yayımlanan bir mektubundan gelir; bu yüzden sözlerin birebir aynısı olduğu kesin değildir.

AzimFelsefe

Başarımı şuna borçluyum: ne bahane uydurdum ne de başkasının bahanesini kabul ettim.

Florence Nightingale (1820–1910), Kırım Savaşı’nda İngiliz askerlerine bakmasıyla ün kazandı; ardından modern hemşireliğin temellerini attı ve hastane bakımını iyileştirmek için istatistikten yararlandı. Bu satırı, Kırım’dan dönüşünden beş yıl sonra, 1861’de kuzeni Hilary Bonham Carter’a yazdığı bir mektupta söyler; mektup, Edward Cook’un 1913’te yayımlanan biyografisinde yer alır. Aynı bölümde Nightingale, kendisinden önce hiçbir kadının ya da erkeğin taşımadığı kadar çok insan hayatının sorumluluğunu taşıdığını, bir felaket olduğunda kendisi harekete geçerken başkalarının bahane aradığını anlatır.

AzimFelsefe

Küçük bir tökezleme insanı düşmekten kurtarabilir.

Bu İngiliz atasözü, hekim Thomas Fuller’ın 1732’de yayımladığı ve binlerce atasözü içeren Gnomologia adlı derlemesinde geçer. Ondan önce, 1643 tarihli siyasi bir bildiride de tökezleyip düşmeyenin yol kaybetmediği, tersine yol aldığı söylenmişti. Fikir basittir: gevşek bir basamağa takılmak gibi küçük bir sendeleme, önlem almaya vakit varken gelen bir uyarıdır. İş güvenliğinde de aynı mantık vardır: zarar vermeden atlatılan “ramak kala” olaylar incelenir ve ciddi kazaların önüne çoğu zaman böyle geçilir.

AzimFelsefe

Sabırla koruk helva olur, dut yaprağı atlas.

Bu atasözü, zaman isteyen iki dönüşümü yan yana koyar. Koruk, olgunlaşmamış ekşi üzümdür; asmada zamanla olgunlaşıp tatlanır, helva da bu tatlılığı temsil eder. Atlas ise ipekten dokunan parlak bir kumaştır; ipek de dut yaprağıyla beslenen ipekböceklerinin ördüğü kozalardan elde edilir. İki örnekte de değersiz görünen bir şey değerli bir şeye dönüşür, ama ancak zamanla. İngilizcede Çin atasözü olarak dolaşan bir söz de aynı resmi kullanır: zaman ve sabırla dut yaprağı ipek elbise olur.

AzimFelsefe

Per aspera ad astra: zorluklardan yıldızlara.

Motto, “zorluklardan geçerek yıldızlara” anlamına gelir. Hiçbir Romalı yazar onu tam bu biçimde yazmadı; söz daha eski dizelerden doğdu. Vergilius’un MÖ 1. yüzyılda yazdığı Aeneis destanında “sic itur ad astra”, yani “yıldızlara böyle gidilir” dizesi geçer; Seneca’nın Hercules Furens adlı tragedyasında da yeryüzünden yıldızlara giden yolun kolay olmadığı söylenir. Bugün bu söz ve türevleri okulların, hava kuvvetlerinin ve ABD’nin Kansas eyaletinin mottosudur; Kansas sıralamayı tersine çevirip “Ad astra per aspera” der.

AzimFelsefe

Her işin en önemli yanı başlangıcıdır.

Bu söz, Platon’un MÖ 375 dolayında yazdığı Devlet’in II. kitabında (377a) geçer. Diyalogda Sokrates, ileride kentin koruyucusu olacak çocuklara hangi hikâyelerin anlatılması gerektiğini tartışır. Ona göre her işin başlangıcı en önemli yanıdır, hele genç ve körpe olan her şeyde; çünkü karakter, ona vurulmak istenen damgayı en kolay o zaman alır. Platon erken yaştaki eğitimi kastediyordu; bugün söz, yeni başlanan her iş için anılıyor.

AzimFelsefe

Durmadıkça ne kadar yavaş gittiğin önemli değil.

Bu ifade, Konfüçyüs’ün sözlerini öğrencilerinin derlediği Konuşmalar’da geçmez; modern bir uyarlamadır. Konuşmalar aynı düşünceyi 9. kitapta bir benzetmeyle anlatır: Sabırlı çaba, toprak yığıp tepe yapmaya benzer. Tepenin bitmesine tek sepet kalmışken durursam, duran benimdir; düz bir yere tek bir sepet toprak döküp devam edersem, ilerleyen de benimdir. MÖ 551–479 yılları arasında yaşayan, Lu Devleti’nden öğretmen Konfüçyüs, hızdan çok sürekliliğe değer verirdi. Türkçedeki “Damlaya damlaya göl olur” sözü de aynı sabrı anlatır.

AzimFelsefe

Dağı yerinden oynatan adam, işe küçük taşları taşıyarak başlar.

Bu ifadenin Konfüçyüs’ün eserlerinde bir kaynağı bulunamamıştır. Taocu klasiklerden Liezi’deki eski bir Çin masalını hatırlatır: Doksan yaşına yaklaşmış bir adam, evinin önündeki yolu kapatan iki dağı ailesiyle birlikte kazmaya, toprağı sepetlerle taşımaya girişir. Kendisiyle alay eden komşusuna, ondan sonra oğullarının ve torunlarının işi sürdüreceğini söyler; bu kararlılıktan etkilenen gök, dağları yerinden kaldırtır. Mao Zedong masalı 1945’teki bir konuşmasında yeniden anlattı; hikâye Çin’de bugün de sabırlı çabanın simgesidir. Türkçedeki “Damlaya damlaya göl olur” sözü de aynı düşünceyi taşır.

AzimFelsefe

Kendine hâkim olamayan kimse özgür değildir.

Günümüz baskıları bu sözü Epiktetos’un 35. fragmanı olarak verir, ama bu atıf sağlam değildir: Sözü günümüze taşıyan MS 5. yüzyıl derlemecisi Stobaios onu Pythagoras’a mal eder; metni yayına hazırlayanlar da üslubun Epiktetos’a benzemediğini belirtir. Düşünce ise kesinlikle onundur. Söylevler’in “Özgürlük Üzerine” başlıklı bütün bir bölümü, arzularının ve korkularının esiri olan insanın, yasal durumu ne olursa olsun özgür olmadığını savunur. Epiktetos köleliği yakından tanıyordu: Köle olarak doğmuş, sonradan özgürlüğüne kavuşmuştu.

AzimFelsefe

Çoğumuz için en büyük tehlike, hedefi çok yüksek tutup ıskalamak değil, çok alçak tutup tutturmaktır.

Michelangelo’nun mektuplarında, şiirlerinde ya da ilk biyografilerinde buna benzer bir söz yoktur. Bilinen en eski basımı, E. C. McKenzie’nin 1980 tarihli Mac’s Giant Book of Quips and Quotes adlı derlemesindedir ve orada hiçbir isim verilmez. Derlemeler sözü 1990’ların sonundan itibaren Michelangelo’ya bağlamaya başladı. Bu yakıştırmanın tutmasında kendi hayatının da payı olabilir: Her şeyden önce heykeltıraş olarak tanınan Michelangelo, fresk deneyimi az olmasına rağmen 1508’de Sistina Şapeli’nin tavanını üstlendi ve dört yıl sonra bitirdi.

Diğer okuma seçeneğiDinginlikDurup düşünmeye zaman ayırın.