Söz hareket eder

Dil

Konuşmanın, yazının ve çevirinin hafızayı insanlar ve yüzyıllar arasında taşıma biçimleri.

155 kayıtSayfa 4 / 7Bağlam ve kaynaklarla

Bu odada

Konunun yan yollarına sapın.

Kartlar hem konu hem ruh hâli üzerinden birbirine bağlanır. Aşağıdaki sırayı izleyin ya da arşivin komşu bir köşesine geçin.

33Azim
37Dinginlik
131Merak
Q1295
MerakDil

İngilizcedeki kâbus sözcüğü (nightmare), bugünkü kötü rüya anlamından önce, uykuda insanın üzerine çöktüğüne inanılan gece varlığını anlatıyordu.

Korkutucu uyku deneyimleri için eski açıklamalar çoğu zaman ruhlara ya da gece varlıklarına başvuruyordu; çünkü bedenin uyku hâlleri gizemliydi. Bugün rüyalardan, stresten ya da uyku felcinden söz ederiz, ama kelime eski korkuyu içinde taşır. Dil; tıbbı, miti ve duyumu aynı fosilde saklayabilir.

Q1304
MerakDil

‘Kut’ eski Türkçede yalnız mutluluk değil; ilahi bereket, talih ve yönetme yetkisi fikrini de taşırdı.

Bugün kut sözcüğünü daha çok kutlama ve mutluluk çevresinde duyarız. Ama eski anlamı çok daha ağırdır: TDK’da devlet idaresinde güç, yaratıcılık ve yetki bakımından üstün güç; ayrıca ilahi kaynaktan gelen rahmet ve bereket anlamları yer alır. Eski siyasi düşüncede hükümdarın gücü yalnız zorla değil, kut denen meşruiyetle açıklanırdı.

Q1306
MerakDil

‘Ordu’ bugün silahlı kuvvet demektir; aynı kök ailesi İngilizcedeki ‘horde’ sözcüğünün tarihine de dokunur.

Modern Türkçede ordu, bir devletin silahlı kuvvetleri ya da büyük asker topluluğudur. Tarihsel Türkî biçimlerde kamp ve askerî topluluk anlamı da vardı. Bu kelime ailesi Avrupa dillerine geçerek İngilizcedeki horde sözcüğünün tarihine karıştı. Yani bir askerî düzen sözcüğü, başka dillerde büyük hareketli kalabalık fikrine dönüşebildi.

Q1318
MerakDil

Eski diller önce siyahı, beyazı ve kırmızıyı adlandırdı — mavi en sona kaldı ve Homeros onu bir kez bile kullanmadı.

1850’lerde, sonradan İngiltere başbakanı olacak William Gladstone, Homeros’un ‘şarap karası deniz’den ve bal rengi göklerden söz ettiğini ama hiçbir şeyi mavi diye anmadığını fark etti. Berlin ve Kay’in sonraki araştırmaları dünya genelinde aynı örüntüyü buldu: Diller renk sözcüklerini şaşırtıcı ölçüde tutarlı bir sırayla edinir ve mavi geç gelir — muhtemelen doğada nadir olduğu ve boya olarak yapması zor olduğu için. Yunanlar maviyi görüyordu; onu çerçeveleyecek gündelik bir sözcükleri yoktu.

Q1354
MerakTarih

Archimedes’in kayıp metinleri, yüzyıllarca bir dua kitabının altında gizli kaldı.

Bu 13. yüzyıl dua kitabı, daha eski parşömenlerin kazınıp yeniden kullanılmasıyla yapılmıştı; altta 10. yüzyıldan kalma Archimedes kopyaları vardı. Danimarkalı bilgin Johan Ludvig Heiberg, 1906’da İstanbul’da gizli metni fark etti; 1998’deki satıştan sonra Walters’ta yapılan görüntüleme çalışmaları daha fazlasını ortaya çıkardı. Kayıp bilgi bazen yok olmaz, başka bir kitabın altında hayalet gibi yaşar.