“Emoji” Japonca bir sözcüktür: e “resim”, moji ise “yazı işareti, harf” demektir. Emojiler bugün en çok duygu anlatmak için kullanılsa da, İngilizcedeki “emotion” (duygu) sözcüğüne benzemesi tamamen rastlantıdır.
Emojiler 1990’larda Japon cep telefonlarında doğdu. İlk dönemin en tanınmış takımlarından birini 1999’da Shigetaka Kurita, NTT DoCoMo şirketinin mobil internet hizmeti için çizdi. Hava durumu, spor ve ruh hâlleri gibi konuları anlatan bu 176 küçük simge bugün New York’taki Modern Sanat Müzesi’nin (MoMA) koleksiyonunda. Emojilerin bütün dünyaya yayılması 2010’dan sonra oldu: O yıl Unicode, yani dünyanın her yerindeki bilgisayarların aynı karakterleri göstermesini sağlayan standart, 722 emojiyi kapsamına aldı. “Emotion” sözcüğünden gerçekten türeyen sözcük ise emotion (duygu) ile icon (simge) sözcüklerinin birleşimi olan “emoticon”dur; :-) gibi noktalama işaretleriyle yazılan yüzlere denir. Bu gülen yüzü 1982’de Carnegie Mellon Üniversitesi’nde bilgisayar bilimci Scott Fahlman önermişti. Oxford Sözlükleri 2015’te “sevinç gözyaşları döken yüz” emojisini yılın sözcüğü seçti. Türk Dil Kurumu ise emoji için “resimce” karşılığını önerir.

