Claude Monet, Paris’in kuzeybatısındaki Giverny’de, bahçesine kazdırdığı göletin nilüferlerini yaklaşık 250 kez resmetti. 1926’daki ölümüne kadar son otuz yılını büyük ölçüde bu resimlere verdi; katarakt gözlerini bulandırdığında bile fırçayı bırakmadı.
Monet 1883’te Giverny’ye taşındı. 1893’te evinin yakınında bir arsa satın aldı; burada bir gölet kazdırıp içine nilüferler diktirdi, üzerine de Japon üslubunda bir köprü kurdurdu. Göleti günün her saatinde, her mevsimde resmetti; öyle ki asıl konusu çiçeklerden çok, suyun yüzeyinde durmadan değişen ışık oldu. 1909’da Paris’teki Durand-Ruel galerisi bu tuvallerden 48’ini sergiledi. 1912’den itibaren katarakt görüşünü bulandırdı ve renkleri algılayışını değiştirdi; geç dönem resimlerinde fırça darbeleri serbestleşir, resimler giderek soyutlaşır. En büyük tasarısı Fransız devleti için yaptığı dev panolardı: Sekiz büyük duvar resmi, Paris’teki Orangerie Müzesi’nin iki oval salonunu kaplar. Salonlar, ölümünden birkaç ay sonra, 16 Mayıs 1927’de ziyarete açıldı.


