Deniz karı, plankton kalıntıları, mukus, dışkı topakları ve başka organik parçacıklardan oluşur. Bu parçacıklar üst sulardan derin denize durmadan yağar.
Bu parçacıkların çoğu yolda yenir ya da bakteriler onları ayrıştırır; deniz tabanına ancak küçük bir kısmı ulaşır. Yine de güneş ışığının ulaşmadığı, alglerin yetişemediği derinliklerde birçok canlının başlıca besin kaynağı budur. Tanecikler birbirine yapışarak büyür ve günde onlarca, hatta yüzlerce metre batabilir. Adın, 1930’larda Bermuda açıklarında batisferle dalan doğa bilimci William Beebe’ye dayandığı söylenir; Beebe projektörlerinin ışığında süzülen tanecikleri görmüştü. Bilim insanları bu yağışı tortu tuzakları ve su altı kameralarıyla ölçer, çünkü okyanusun biyolojik karbon pompasının önemli bir parçasıdır: yüzeyde planktonun aldığı karbon batar, tabana ulaşan kısmı ise yüzyıllarca, hatta daha uzun süre orada kalabilir.

