Q2075Yüzleşilen her şey değiştirilemez; ama yüzleşilmeden hiçbir şey değiştirilemez.
Cümle bugün tek başına dolaşıyor; afişlerde, konuşmaların sonunda. Oysa Baldwin bunu 1962’de bir gazetenin kitap ekindeki denemesinde yazdı ve romancılardan söz ediyordu: Kendi kuşağının yazarlarının, içinde yaşadıkları ülkeye bakmaktan kaçındığını söylüyordu. Cümleyi bir menteşe gibi kurmuş: ‘Her şey’ ikinci yarıda ‘hiçbir şey’e dönüyor, fiiller yer değiştiriyor. İçindeki söz bilerek küçük tutulmuş: Yüzleşmek hiçbir şeyi garanti etmez, ama onsuz da hiçbir şey olmaz.









