Saudade, yokluğu bir varlık gibi içinde taşımaktır: gitmiş, uzakta kalmış ya da belki hiç yaşanmamış bir insana, yere ya da zamana duyulan özlem. Portekizce konuşanlar bu sözcüğün başka bir dile çevrilemeyeceğini sık sık söyler.
Saudade tam olarak nostalji değildir, çünkü nostalji geçmişe bakar; melankoli de değildir, çünkü melankolinin belli bir nesnesi yoktur. Saudade belli bir şeye yönelir ve sızıyla tatlılığı bir arada tutar: Hatırlamanın verdiği haz, bu duygunun tesellisi değil, bir parçasıdır. Sözcük, Portekiz’in yüzyıllar süren deniz yolculuklarını ve kıyıda bekleyip duranları çağrıştırır; Lizbon’un geleneksel şarkıları olan fadonun da başlıca temalarındandır. Türkçedeki hasret ona yakındır, ama saudade özlemin acısıyla birlikte tadını da taşır. Brezilya’da 30 Ocak, Saudade Günü olarak anılır.



